TAKSİTLERİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, Kanuna göre yapılandırılan alacakların taksitlerinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilme koşullarına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.
1- Süresinde Ödenmeyen Taksitler
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında "(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.
Dolayısıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;
- İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,
hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.
Bu durumda, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini tercih eden borçluların Ocak/2021 ve Mart/2021 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir. Bu hüküm, alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacaktır.
Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin onyedinci fıkrası gereğince, aynı maddenin onaltıncı fıkrası hükmüne göre 213 sayılı Kanun kapsamında ilan edilen mücbir sebep halleri ile ilgili olarak 7256 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin ödeme süresinin uzatılması hâlinde, bu taksitler için süresinde ve tam olarak ödenme şartı aranılmayacaktır. Bununla birlikte, süresinde ödenmeyen taksitler hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
7256 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlarını yapılandıran belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken taksit tutarlarının, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna göre belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde, aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulacağından taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.
2- İhlal Nedeni Olmayan Eksik Ödemeler
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında "(7) Bu Kanuna göre ödenecek taksit tutarının %10'unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz." hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenecek taksitlere yönelik yapılan ödemelerde 10,00 TL'ye kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır.
Bununla birlikte, taksit tutarının %10'u 10,00 TL'nin altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali ihlal sebebi sayılmamıştır. Ancak, bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.
Örneğin, Kanun kapsamında 6 eşit taksit seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacağa ilişkin taksit tutarı 80,00 TL olmasına rağmen bankaya 71,00 TL olarak ödeme yapılmıştır. Eksik ödenen tutar, 10,00 TL'yi aşmamakla birlikte, taksit tutarının %10'u olan (80,00 x %10=)8,00 TL, eksik ödenen tutar olan 9,00 TL'den az olduğundan söz konusu eksik ödeme ihlal sebebi sayılacaktır.
3- İhlal Hâlinde Kanun Hükümlerinden Yararlanma
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında, Kanun kapsamına giren alacakların aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, borçluların ödedikleri tutar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı düzenlenmiştir.
Buna göre, Kanun kapsamında taksitlendirilen alacakların Kanunda öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi hâlinde, bu Tebliğin (II/B-3-c) bölümünde yer alan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla borçlular yaptıkları ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.
Örnek 23- Mükellef, Kanun kapsamında olan kesinleşmiş borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmuştur.
Mükellefin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kapsama giren borçları aşağıdaki şekildedir:
| 2017 takvim yılı gelir vergisi | : | 12.000,00 TL |
| Gelir vergisine ilişkin gecikme zammı | : | 6.474,52 TL |
| 26/7/2018 vadeli gelir (stopaj) vergisi | : | 7.000,00 TL |
| Gelir (stopaj) vergisine ilişkin gecikme zammı | : | 3.627,50 TL |
| TOPLAM | : | 29.102,02 TL |
Vergi asıllarına vade tarihleri ile Kanunun yayımı tarihine kadar gecikme zammı yerine hesaplanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve tutarları aşağıdaki gibidir:
| Gelir Vergisi I. Taksit Tutarı İçin | : | 6.000,00 x %11,0372 | = | 662,23 TL |
| Gelir Vergisi II. Taksit Tutarı İçin | : | 6.000,00 x %9,6372 | = | 578,23 TL |
| Gelir (stopaj) Vergisi İçin | : | 7.000,00 x %9,6957 | = | 678,70 TL |
| TOPLAM (Yİ-ÜFE) | : | 1.919,16 TL | ||
| KATSAYISIZ GENEL TOPLAM | : | (19.000,00 + 1.919,16=)20.919,16 TL |
Mükellef, vergi asılları ile hesaplanan Yİ-ÜFE tutarları toplamını madde kapsamında 12 eşit taksitte ödemeyi tercih etmiştir.
| Ödenecek Taksit Tutarları | = | [(Vergi Asılları + Toplam Yİ-ÜFE Tutarı) x 1.105] / 12 |
| = | [(19.000,00 + 1.919,16) x 1.105 ] / 12 | |
| = | 1.926,31 TL |
Mükellef, 9 taksiti süresinde ödemiş ancak, sonraki taksitler için herhangi bir ödeme yapmamıştır.
Bu durumda, mükellefin yaptığı ödemeler, vadesi önce gelen borçlardan başlanarak her bir dönem itibarıyla mahsup edilecektir. Yapılan ödemeler belirtilen şekilde mahsup edildikten sonra alacağın tamamen tahsil edilemediği dönemlerde Kanun hükmü ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu takdirde, kısmi ödeme olan döneme ilişkin vergiler için yapılmış ödemeler kadar Kanun hükmünden yararlanılacaktır.
Mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar hesaplanırken, yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.
Buna göre, Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 20.919,16 TL olup bu tutara karşılık 9 taksit içerisinde ödenen tutar [(20.919,16 / 12=) 1.743,26 x 9=]15.689,34 TL'dir.
Mükellefin vadesi önce gelen borcu yıllık gelir vergisinin birinci taksiti ve gelir (stopaj) vergisi olduğundan, 15.689,34 TL yapılan ödeme tutarı, ilk önce bu vergiler ile bunlara isabet eden Yİ-ÜFE tutarı toplamına [(6.000,00 + 662,23) + (7.000,00 + 678,70)=]14.340,93 TL mahsup edilecektir. Bu şekilde yapılan mahsup sonucunda mükellef, 31/3/2018 vadeli gelir vergisinin birinci taksiti ve 26/7/2018 vadeli gelir (stopaj) vergisi ve bu vergilere ilişkin gecikme zammı için Kanundan yararlanmış olacaktır.
Mahsuptan sonra kalan (15.689,34 - 14.340,93 =)1.348,41 TL tutar, 31/7/2018 vadeli gelir vergisinin ikinci taksiti ve bu vergiye ilişkin Yİ-ÜFE tutarı toplamı olan 6.578,23 TL'yi karşılayamadığından bu dönem borcu için Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır.
Bu durumda, yapılan ödeme tutarı kadar Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;
| Vergi aslına isabet eden tutar | = | (Vergi Aslı) x (Yapılan Ödemeden Kalan Tutar) |
|---|---|---|
| (Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı) |
formülü ile bulunacaktır.
Buna göre;
| Vergi aslına isabet eden tutar | = | 6.000,00 x 1.348,41 | = | 1.229,88 TL'dir. |
| 6.578,23 |
Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (1.229,88 x %9,6372=)118,53 TL ile birlikte (1.229,88 + 118,53=)1.348,41 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, gelir vergisinin ikinci taksitinin kalan (6.000,00 - 1.229,88=)4.770,12 TL'si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Örnek 24- Nisan, Mayıs, Haziran/2019 geçici vergilendirme dönemine ilişkin 560.000,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak, mükellef 17/8/2019 vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu geçici vergi, mükellefin kurumlar vergisi beyannamesini süresi içinde vermesi nedeniyle, 1/4/2020 tarihinde terkin edilmiş ve 84.005,60 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.
Mükellefin, 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %2,6255'dir.
Toplam Yİ-ÜFE tutarı ise (560.000,00 x %2,6255=)14.702,80 TL olacaktır.
Mükellefin söz konusu tutarı 9 eşit taksitte ödemek istemesi durumunda Kanun kapsamında toplam ödenecek tutar (14.702,80 x 1,083=)15.923,13 TL olarak bulunacaktır. Dolayısıyla, bir taksit tutarı (15.923,13 / 9=)1.769,24 TL olacaktır.
Mükellefin Kanun kapsamında ilk 5 taksitini süresinde ödediği, diğer taksitlerini ise ödemediği varsayıldığında, mükellef ödediği tutar kadar Kanun hükmünden yararlanabilecektir.
Bu durumda mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.
Toplam Gecikme Zammı Tutarı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarı
| = | 84.005,60 x 8.168,20 | = | 46.669,65 TL |
| 14.702,80 |
formülü kullanılacak ve hesaplanan 46.669,65 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kalan (84.005,60 - 46.669,65=)37.335,95 TL gecikme zammının ise takip ve tahsiline devam edilecektir.
Örnek 25- Bu Tebliğin 4 numaralı örneğinde yer alan mükellefin Kanuna göre belirlenen tutarı 18 taksitte ödemek istediğini, ancak 7 taksiti süresinde ödediğini, kalan 11 taksiti ödemediğini varsaydığımızda, bu mükellefin Kanun kapsamında yararlanacağı tutar şu şekilde hesaplanacaktır.
Mükellefin, 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılan borç toplamı [(90.800,00 + 8.799,84) x 1,15=]114.539,82 TL olup (114.539,82 / 18=)6.363,32 TL bir taksitte ödenecek tutardır. Buna göre, mükellef 7 taksitte toplam (6.363,32 x 7=)44.543,24 TL ödeme yapmıştır.
Ancak, mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.
Buna göre, katsayı hariç olmak üzere yapılandırılan alacağa yönelik olarak taksitler içinde ödenmiş olan tutar, katsayının tatbik edildiği tutarın taksit sayısına bölünmesi ve ödenen taksit sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacaktır.
Taksitler içinde katsayı hariç ödenen tutar [(99.599,84 / 18=)5.533,32 x 7=]38.733,24 TL'dir.
Mükellefin Kanundan yararlanacağı tutarın yapılandırılan borçlarına mahsubunda Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
Mükellefin, Kanun gereğince vergi aslından yararlanacağı tutarın "A" olduğu varsayılmıştır.
A
=
Alacak Aslı (Vergi) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
| A | = | 90.000,00 x 38.733,24 |
| 99.599,84 | ||
| A | = | 34.999,97 TL olarak hesaplanacaktır. |
Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (34.999,97 x %5,2276=)1.829,66 TL ile birlikte (34.999,97 + 1.829,66=)36.829,63 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, yıllık gelir vergisinin kalan (90.000,00 - 34.999,97=)55.000,03 TL'si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Diğer taraftan, 90.000,00 TL vergi aslı için hesaplanan gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak hesaplanan 4.095,00 TL Yİ-ÜFE tutarına karşılık kısmi ödeme nedeniyle mahsup edilecek tutar ile takip edilecek gecikme faizi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Yıllık gelir vergisi kanuni süresinde beyan edildiğinde iki eşit taksitte ödenmektedir. Kanuni süresinden sonra tahakkuk ettirilen yıllık gelir vergisi için gecikme faizi, taksitlerin kanuni ödeme süreleri dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu çerçevede örnek olayda gecikme faizi ve gecikme faizi yerine tahsil edilecek Yİ-ÜFE tutarının hesabında da yıllık gelir vergisi taksitlerinin kanuni ödeme süreleri esas alınmıştır.
Mükellefin, Kanun gereğince gecikme faizinden yararlanacağı tutar (F=F1+F2);
F1= Yıllık Gelir Vergisi 1. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan Yararlanacağı Tutar: (34.999,97 / 2=)17.499,99 x %5,25= 918,75 TL'dir.
F2= Yıllık Gelir Vergisi 2. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan Yararlanacağı Tutar: (34.999,97 / 2=)17.499,98 x %3,85= 673,75 TL'dir.
F= 918,75 + 673,75=1.592,50 TL olacaktır.
Mükelleften, 21.240,00 TL gecikme faizi yerine hesaplanmış olan 4.095,00 TL tutarında Yİ-ÜFE'ye karşılık 1.592,50 TL tahsil edildiği dikkate alındığında, bu tahsilata isabet eden gecikme faizi tutarı;
| F | = | Gecikme Faizi x Ödenen Yİ-ÜFE (Gecikme Faizi Yerine) |
|---|---|---|
| Hesaplanan Yİ-ÜFE (Katsayı Tutarı Hariç) |
| F | = | 21.240,00 x 1.592,50 |
| 4.095,00 | ||
| F | = 8.260,00 TL olarak hesaplanacaktır. |
(21.240,00 - 8.260,00=)12.980,00 TL gecikme faizinin takibine devam edilmesi gerekmektedir.
Mükellefin, Kanun gereğince vergi ziyaı cezasından yararlanacağı tutarın "C" olduğu varsayılmıştır.
| C | = | Alacak Aslı (Vergi Ziyaı Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç) | |
|---|---|---|---|
| Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç) | |||
| C | = | 90.000,00 x 38.733,24 | |
| 99.599,84 | |||
| C | = | 34.999,97 TL olarak hesaplanacaktır. |
Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (34.999,97 x %5,2276=)1.829,66 TL ile birlikte (34.999,97 + 1.829,66=)36.829,63 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Vergi ziyaı cezasından kalan (90.000,00 - 34.999,97=)55.000,03 TL'si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Mükellefin, Kanun gereğince özel usulsüzlük cezasından yararlanacağı tutarın "U" olduğu varsayılmıştır.
| U | = | Alacak Aslı (Özel Usulsüzlük Cezası ) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç) | |
|---|---|---|---|
| Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç) | |||
| U | = | 800,00 x 38.733,24 | |
| 99.599,84 | |||
| U | = | 311,11 TL olarak hesaplanacaktır. |
Yapılandırılan 800,00 TL özel usulsüzlük cezasına karşılık 311,11 TL ödeyen mükellefin Kanundan ödediği tutar kadar yararlandırılmasında yapılandırma öncesi tutarın da dikkate alınması gerektiğinden, yapılandırma öncesi 1.600,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına karşılık Kanundan yararlanılacak tutar (Y) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
| Y | = | Yapılandırma Öncesi Alacak Aslı x Özel Usulsüzlük Cezasına Karşılık Ödenen Tutar | |
|---|---|---|---|
| Yapılandırılmış Tutar | |||
| Y | = | 1.600,00 x 311,11 | |
| 800,00 | |||
| Y | = | 622,22 TL olarak hesaplanacaktır. |
Borçludan özel usulsüzlük cezası olarak (1.600,00 - 622,22=)977,78 TL tutar takip edilecektir.
Yapılan tahsilatlardan bakiye 5.810,00 TL ise katsayı tutarı olup bu tutarla ilgili herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.
4- İhlal Hâlinde Alacakların Takibi
7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında "(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edecektir.
Dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edilecektir.
Diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerekmektedir.
İlgili Mevzuat ve Rehberler
- Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1) — tüm maddeler
- Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
- Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
- Vergi Usul Kanunu
Bu maddeden çıkan soruları çözmek için
Paketleri İncele