ÖDEME SÜRESİ VE ŞEKLİ
Kanunun 3 üncü maddesine göre yapılandırılan alacakların, 31 Mayıs 2011 tarihi mesai saati bitimine kadar tamamen ya da 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesi uyarınca yapılan taksitlendirmeye istinaden ilk taksiti aynı tarihte olmak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir. Bu ödemelerde, bu Tebliğin (II/C) ve (II/E-7) bölümünde yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
D- MADDE HÜKMÜNDEN YARARLANMANIN DİĞER ŞARTLARI
1- 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında, yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için Kanunun 3 üncü maddesi hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri, çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri hüküm altına alınmıştır.
Bu hükmün uygulanması ile ilgili açıklamalar bu Tebliğin (II/D-1) ve (II/D-2) bölümlerinde yapılmış olup bu madde uygulamasında da aynı şekilde işlem yapılacaktır.
2- 6111 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, 3 üncü madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarına yönelik olarak borçlular ayrıca 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için anılan Kanunun uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamayacaklardır.
3- 6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarının Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanılarak ödenmesine imkan veren hükümlerde kesilen idari para cezaları tutarı ile yargı mercilerinin bu tutara yönelik verdiği kararlar esas alınarak düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle, bu alacaklar için 3 üncü madde kapsamında ödeme yapılmak üzere başvurulması halinde, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinde düzenlenmiş olan indirimli ödeme hükümlerinden yararlanılmayacaktır.
E- DİĞER HUSUSLAR
1- Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmamasının şart olduğu belirtilmiştir. Mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi halinde idarece de ihtilaflar sürdürülmeyecektir.
2- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem yapılmayacak ve bu kararlar ile idare aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekalet ücreti bulunması halinde bu tutarlar idareden talep edilemeyecektir. Aynı şekilde, Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar üzerine işlem yapılamayacağından, idare lehine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekalet ücreti de borçludan talep edilemeyecektir.
3- Kanunun 3 üncü maddesine göre yapılandırılan alacak tutarının tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata ilişkin verilen ve Kanunun yayımlandığı tarihten önce (bu tarih dahil) taraflardan birine tebliğ edilmiş karar olacaktır.
4- Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan;
- 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için ilk tarhiyata esas teşkil eden vergi ve ceza tutarları ile gecikme zammı ve gecikme faizleri,
- Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları için idari yaptırım kararında yer alan tutar ile bunlar üzerinden hesaplanan fer'ileri,
6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilecektir.
Ancak, Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiş olan en son yargı kararının tarhiyatın tasdikine ilişkin olması halinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacak tutarları esas alınacaktır. Bir başka anlatımla, tasdik kararı üzerine yapılan tahakkuk işleminde herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.
213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklardan ilk tarhiyat tutarı esas alınarak takip edilecek olanları vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih esas alınarak dava açma süresinin son günü itibarıyla tahakkuk ettirilecek, bu tarihten itibaren 1 ay sonrası ise alacakların vade tarihi olacaktır. Gecikme zamlarının, amme alacağının vade tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için hesaplanacağı tabiidir.
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları ise idari yaptırım kararının tebliğine bağlı olarak oluşan vade tarihleri esas alınmak suretiyle ve özel kanunlarında düzenlenmiş olan fer'i alacakları da dikkate alınarak takip edilecektir.
5- Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vergi mahkemelerince tarhiyata ilişkin olarak verilmiş bulunan kararlara karşı, mükelleflerce kanun yollarına başvurulmayıp idarece başvurulduğu hallerde, mükelleflerin bu Kanundan yararlanmak üzere yazılı başvuruda bulunmaları üzerine, idarece sürdürülen ihtilaflardan vazgeçilecektir. Kanun hükümlerine uygun ödeme yapılmaması halinde ise ilk tarhiyata esas alınan tutarlar takip ve tahsil edilecektir.
6- Ödeme emri tebliği üzerine açılan davalar ile ilgili olarak, Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu ödeme emri ile istenilen amme alacağının tarhiyatına ilişkin karar verilmiş olması ve davanın Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla devam ediyor olması halinde, bu mükellefler söz konusu davalara konu amme alacakları ile ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanabileceklerdir. Ancak, bu yönde bir kararın bulunmaması halinde ödeme emrine karşı açılan davalara konu alacaklar Kanunun 2 nci maddesi kapsamında değerlendirilecektir.
7- 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce tarhiyata karşı açılmış olan ve 25/2/2011 tarihi itibarıyla devam eden dava ile ilgili olarak ilk derece mahkemesinin veya üst yargının verdiği tasdike veya tadilen tasdike ilişkin kararlar üzerine tahakkuk eden vergiler ile vergi cezaları ve bunlara hesaplanan gecikme faizi ve gecikme zammının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tecil edilmiş ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olması durumunda da mükellefler isterlerse Kanunun 3 üncü maddesi hükmünden yararlanabilecektir.
Bu takdirde, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tecil şartlarına uygun olarak ödenen tutarlar Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasına göre tecilli sayılacaktır.
Kanunun 3 üncü maddesi hükümlerine göre yapılandırılan alacak tutarından tecil şartlarına uygun olarak ödenen tutar mahsup edilecek, bakiye tutarın Kanun hükümlerine göre ödenmesi gerekecektir. Tecil şartlarına uygun ödenen tutar, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacak tutarından fazla olması halinde ise herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bu kapsamda tahsil edilen tecil faizlerinin mahsuba ve nakden iadeye konu olmayacağı tabiidir. Bu alacaklara karşılık Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen tahsilat yapılmışsa da aynı şekilde işlem yapılacaktır.
8- Kesinleşmemiş ve dava safhasında bulunan alacaklarla ilgili olarak gerektiği takdirde bu Tebliğin (II/E) bölümünde yapılan açıklamalar dikkate alınarak işlem yapılacaktır.
İlgili Mevzuat ve Rehberler
- 1 SERİ NO'LU BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA 6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ — tüm maddeler
- Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
- Vergi Usul Kanunu
- Kabahatler Kanunu
- Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
Bu maddeden çıkan soruları çözmek için
Paketleri İncele