Ana içeriğe geç

Kanunun Yayımı Tarihinden Önce Düzenlenmiş Sigorta Poliçelerinde Uygulama

"Hayat Sigortaları Yönetmeliği"nin 9/12/1996 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmıştır. yürürlüğe girdiği 1/8/1997 tarihinden önce düzenlenmiş bulunan sigorta poliçelerine göre ikramiye ödenmesi ve aylık bağlanması için öngörülen asgari süre 10 yıldan daha az olabilmekteydi. Anılan Yönetmelik ile prim ödenmesi ve aylık bağlanması için gerekli asgari süre 10 yıl olarak belirlenmiştir. 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 23/11 ve 25/3 maddelerinde yapılan değişiklikte de bu husus göz önünde bulundurulmuştur. Bu nedenle, 4369 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce düzenlenen poliçelere istinaden yapılacak prim veya aylık ödemelerinde, iştirakçilerin hak kaybına uğramamaları bakımından, 4369 sayılı Kanunla değiştirilen Gelir Vergisi Kanununun 23/11 ve 25/3 maddelerinde belirtilen istisna tutarı söz konusu poliçeler çerçevesinde yapılacak ödemelerde de uygulanabilecektir.

Öte yandan, Hayat Sigortaları Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre asgari prim ödeme süresi prensip olarak 10 yıl şeklinde belirtilmiş olmakla beraber, tarifedeki azami yaş sınırının sigortalının yaşı nedeniyle bu sürenin altında olması durumunda veya tarifenin özelliği nedeniyle sigorta süresinin daha kısa olabilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, Yönetmeliğin bu hükmünün yürürlük tarihinden sonraki bir tarihte yapılmış olduğundan, bu durumda istisna uygulanabilmesi için sigorta süresinin asgari 10 yıl olması gerekecektir.

3.3. 10 Yıl Prim Ödenmeden Yapılan Toplu Ödemeler

4369 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeden önce sigorta şirketlerince iştirakçilere yapılan ödemelerin ne şekilde vergilendirileceği konusunda açıklık bulunmamaktaydı. Söz konusu Kanunla yapılan düzenlemeden sonra, iştirakçilere yapılan toptan ödeme ve aylık ödemelerin vergilendirilme yöntemi yukarıda açıklanmıştır. 10 yıl süre ile prim veya aidat ödemeden ayrılan iştirakçilere özel sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından aynen iade olunan mevduatları, önceden olduğu gibi gelir vergisine tabi tutulmayacaktır. Ancak, mevduat tutarının üzerinde bir ödeme yapılması halinde bu ilave tutar, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendi çerçevesinde menkul sermaye iradı (alacak faizi) sayılacak ve elde edenlerce Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 85 ve 86 ncı maddeleri hükümleri çerçevesinde yıllık beyannameyle beyan edilecektir.

Tebliğ olunur.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele