Ana içeriğe geç

Birinci Kısım

Yargı harçları

Kanunun yargı harçları ile ilgili bulunan birinci kısmı beş bölüme ayrılmış bulunmaktadır. Birinci bölüm mevzuu ve mükellefiyeti, ikinci bölüm istisna ve muafiyeti, üçüncü bölüm harçın nispetini, dördüncü bölüm ödeme usulünü tâyin etmekte beşinci bölümde çeşitli hükümleri ihtiva etmektedir.

BİRİNCİ BÖLÜM Mevzu

Kanunun ikinci maddesinde yargı harçlarının mevzuu tâyin edilmiştir. Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları yargı harçlarına tabi bulunmaktadır. Bu duruma göre (1) sayılı tarifede yazılı bulunmayan yargı işlemleri harç mevzuu dışında kalmaktadır. Tetkikinden de anlaşılacağı veçhile yer alan yargı harçları :

kanuna bağlı (1) sayılı tarifede

A _ Mahkeme harçları

B _ İcra ve iflâs harçları

C _ Ticaret sicili harçları

D _ Diğer yargı harçları

olmak üzere 4 grupa ayrılmıştır.

A _ Mahkeme harçları ise :

I _ Başvurma harcı

II _ Celse harcı

III _ Karar ve ilâm harcı

olmak üzere üç kısımda toplanmıştır.

I - Başvurma harcı :

Başvurma harcı 5887 sayılı Harçlar Kanununda yer alan, kaydiye, tebliğ, tezkere, zabıt harçları gibi çeşitli harçlar yerine kaim olmuştur.

Bu harç hukuk ve ticaret mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde, Yargıtay ve Danıştay'da dilekçe ile veya tutanakla dava açılması sebebiyle ödenecek maktu bir harçı ifade etmektedir.

Davaya müdahale edilmesi hali bir nevi yeni dava mahiyetinde bulunduğundan müdahale eden tarafın da başvurma harçı ödemesi gerekmektedir.

II _ Celse harcı :

«Celse harçlarında mükellefin başlığı altında kanunun 12 nci maddesinde yer alan hüküm 5887 sayılı Kanunun 11 ve 35 inci maddelerine mütenazır olup tatbikatta herhangi bir değişikliği intaç etmiyeceğinden bu konuda izahat verilmesine lüzum görülmemektedir.

III _ Karar ve ilâm harcı :

Mahkeme harcının üçüncü çeşidini «karar ve ilâm harcı» teşkil etmektedir. Bu harçlar nispî ve maktu olmak üzere iki kısma ayrılmıştı.

1- Nispî harç :

Nispî harçlar, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden müterakki bir tarife gereğince alınacaktır.

"Anlaşmazlık konusu değer» deyimi 5887 sayılı Kanunda ve bu kanuna bağlı tarifelerde yer almış bulunan "hüküm altına alınmış olan miktar ve kıymet" tabirine tekabül etmektedir.

Kanunun "değer esası" başlığı altındaki 16 ncı maddesinin ilk fıkrasında, müdahalenin men'i, tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallûk eden davalarda gayrimenkulün değerinin nazara alınacağı belirtildikten sonra bu maddenin müteakip fıkralarında, değer tâyini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu ve değer gösterilmemişse davacıya tesbit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde dâva dilekçesinin muameleye konmayacağı açıklanmıştır.

2- Maktu harç :

Konusu belli bir değerle tesbit edilmemiş olan davalardan nispî harçın alınmasına imkân bulunmadığı cihetle bu nevi davalar maktu harça tabi tutulmuşlardır. Maktu harça tabi işlemler (1) sayılı tarifede gösterilmiştir.

B _ İcra ve iflâs harçları :

Bilindiği üzere 5887 sayılı Kanunda icra ve iflâs harçları müstakil bir kısım teşkil etmekte ve bu harçlara ait II sayılı özel bir tarife bulunmaktaydı. Bu kanunda ise icra ve iflâs harçları ile ilgili hükümler yargı harçları içinde yer almış ve tamamı (1) sayılı tarifede toplanmıştır.

Gerek kanun metnindeki icra ve iflâs harçları ile ilgili hükümler gerekse tarifede yazılı işlemler pek az farkla 5887 sayılı Kanundaki hükümlere ve bu kanuna bağlı (2) sayılı tarifedeki işlemlere mütenazır bulunduğundan bu konuda izahat verilmesine lüzum görülmemektedir.

C _ Ticaret sicili harçları :

Bilindiği gibi 5887 sayılı Harçlar Kanununa bağlı I sayılı tarifenin 62 sıra numarasına göre ünvanı ticaretin tescil ve ilânı 10 lira, ticaret şirketlerinin tescil ve ilânı ise aynı tarifenin 63 sıra numarası gereğince sermaye üzerinden binde bir nisbetinde harça tabi bulunmakta idi.

Bu durumun teşvik edilmeleri gereken sermaye şirketlerinin kuruluşlarını engellediği müşahede edildiğinden bu mahzurun ortadan kaldırılması bakımından ticaret sicili işlemlerinden nispî harç alma usulü terkedilmiş ve bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede görüldüğü veçhile işlemin nev'i ve mahiyetine uygun surette maktu harç alma cihetine gidilmiştir.

D _ Diğer yargı harçları :

Yargı harçları ile ilgili (1) sayılı tarifenin tahsisen muayyen bir bölümüne girmesi imkânı bulunmıyan ve bütün yargı harçlarında müşterek mahiyette görülen harçlar bu grupta toplanmıştır.

Yargı harçları mevzuu ile ilgili bulunan hakem kararları kanunun 3 üncü, yabancı mahkeme ilâmları 4 üncü, Danıştay işlemleri 5 inci maddelerinde hükme bağlanmış bulunmaktadır. Yeniden harç alınması gereken hallerle, hükmün bozulması, tashihi karar ve iadei muhakeme hallerinde ne yolda harç alınacağı da sırasiyle 7, 8, 9 ve 10 uncu maddelerde düzenlenmiştir.

Mükellef :

Yargı harçlarının mükellefi kanunun 11 inci maddesinde tâyin ve tesbit edilmiştir. Bu madde hükmüne göre, mükellef davayı açan ve harça mevzuu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerdir.

İKİNCİ BÖLÜM İstisna ve muaflıklar

Yargı harçlarından muaf olan kişilerle harçtan müstesna tutulan işlemler kanunun 13 ve 14 üncü maddelerinde gösterilmiştir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜMHarçın nisbeti

Kanunun 21 inci maddesinde de belirtildiği üzere yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nisbetler üzerinden alınacaktır. Yargı harçlarının en önemli kısmını teşkil eden ve 5887 sayılı Kanuna göre binde 40 nisbetinde alınmakta olan ilâm harçında önemli indirme yapılmıştır. Şöyle ki :

(1) sayılı tarifenin "karar ve ilâm harcı" başlığı altındaki a) işaretli kısımda, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden ilk 3000 liraya kadar binde 20, 3000 den yukarısı için binde 30 nisbetinde harç alınacağı hükme bağlanmış ve bu mevzudaki şikâyetler de bu suretle önlenmiştir.

Davadan feragat, davayı kabul veya sulh hallerinde, icra takibinden vazgeçmede, gayrimenkul veya gemilerin tahliye ve tesliminde harç nisbetlerinin ne olacağı sırasiyle 22, 23 ve 24 üncü maddelerde düzenlenmiştir. Esasen bu hususlarla ilgili yukarıdaki hükümler 5887 sayılı Kanundaki hükümlerden farklı bulunmamaktadır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Harçın ödenmesi

Harçın ödenmesi ile ilgili bu bölümde harçın ödenmesi usulü, yeri ve zamanı açık bir şekilde belirtilmiştir. Kanunun 25 inci maddesinde, yargı harçlarının ilgili kâğıt ve belgelere harç pulu yapıştırılmak suretiyle ödeneceği açıklanmıştır. Ancak 5887 sayılı Kanunda olduğu gibi bu kanunun 131 inci maddesinde de harçların makbuz karşılığı veya sair bir şekilde tahsili için Maliye Bakanlığının ilgili daireye yetki verebileceği tasrih edilmiştir. Bu itibarla 1000 liradan yukarı harç alınmasını gerektiren davalarda ve icra muamelelerinde harçın, 11 ve 12 Seri Numaralı Harçlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca malsandıklarınca makbuz mukabilinde tahsiline devam olunacaktır.

Yargı harçlarının nereye ödeneceği kanunun 26 ncı maddesinde tâyin edilmiştir. Bu madde hükmüne göre, yargı harçları harça konu olan işlemleri yapan mahkeme ve daireler tarafından alınacaktır. Bununla beraber herhangi bir sebeple süresi içinde ödenmemiş olan yargı harçları, kanunun 130 uncu maddesi mucibince sürenin bitiminden itibaren 15 gün içinde düzenlenerek vergi dairesine gönderilecek olan müzekkereye müsteniden vergi daireleri tarafından da tahsil edilebilecektir.

Ödeme zamanına gelince, kanunda maktu ve nispî yargı harçları için ayrı ödeme zamanları kabul edilmiştir. Kanunun 27 nci maddesi maktu harçlarda ödeme zamanını 28 inci maddesi de nispî harçlarda ödeme zamanını tâyin etmektedir.

Kanunun 27 nci maddesi hükmüne göre, (1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenecektir.

Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, fark alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenecektir.

Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunacaktır.

Nispî harçların ödenmesi usulünde 5887 sayılı Kanundaki esaslara nazaran bir değişiklik bulunmamaktadır. Kanunun 28 inci maddesinin a) işaretli fıkrası hükmüne göre, karar ve ilâm harçlarının 1/4 ü peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren ik ay içinde ödenecek ve ilâm harçı tediye edilmedikçe ilgiliye ilâm verilmiyecektir

İcra tahsil harcı ve diğer nispî yargı harçları 25 inci maddenin ilgili fıkralarında belirtilen süreler için ödenecektir.

BEŞİNCİ BÖLÜM Çeşitli hükümler

Bu bölümde, harcı ödenmiyen işlemler, işçi davaları, tebliğ giderleri, yol giderleri ve tazminatı gibi hükümler yer almaktadır. 5887 sayılı Kanunun bu konu ile ilgili hükümleri arasında herhangi bir fark bulunmadığından ayrıca izahat verilmesine lüzum görülmemiştir.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele