Özel Usulsüzlükler ve Cezalar :
Özel usulsüzlük cezaları ile ilgili değişiklikler madde sıralarına göre aşağıda açıklanmıştır.
a) Fatura ve benzeri evrak vermeyen ve almayanlara uygulanacak özel usulsüzlük cezası ile ilgili 353 üncü madde, yeni ihdas edilen belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Maddenin 1 inci bendinde yapılan değişiklikler, serbest meslek makbuzu almayanların da cezaya muhatap tutulmasına ve asgari ceza haddinin yükseltilmesine ilişkindir.
Maddenin 2 nci bendinde,.perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesinin kullanılmaması, ayrıca irsaliye ve yolcu listesinin taşıtta bulundurulmaması öıel usulsüzlük cezası ile cezalandırılması gereken fiiller olarak kabul edilmiştir. Bu bentte yer alan belgelerle ilgili "kullanmama" deyimi, bunların düzenlenmemiş olmalarını ifade etmektedir.((14)
Maddenin 3 üncü bendinde de, serbest meslek kazanç defteri ile yeni ihdas edilen günlük kasa defteri ve günlük perakende satış ve hasılât defterlerinin iş yerinde bulundurulmaması veya bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe kayıt edilmemesi yahut incelemeye yetkili olanlara ibraz edilmemesi halleri özel usulsüzlük fiilleri arasında sayılmıştır.
4 üncü bentte ise, Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesinde yazılı esaslara göre levha asmayan mükelleflere her tesbit için 5.000 lira özel usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiştir.
Diğer yandan, eski madde metninde de yer alan, bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde, bu ziyaın gerektirdiği vergi cezalarının ayrıca kesileceği ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmünün uygulanmayacağına dair hükme maddenin son fıkrasında yer verilmiştir.
Bu arada, günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine kaydedilmesi gereken işlemlerin günü gününe yazılmadığının tesbiti halinde uygulancak ceza yönünden 352 nci maddenin I inci derecede usulsüzlükler fıkrasının 6 numaralı bendinin mi, yoksa 353 üncü maddenin 3 numaralı bendinin mi nazara alınacağı konusunda tereddütlerin bulunduğu anlaşıldığından bu konuda aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.
Kayıt nizamına ilişkin usulsüzlük cezasını belirleyen 352 nci maddenin söz konusu bend hükmü genel nitelikte bir hüküm olup, 353 üncü maddenin 3 numaralı bendi ile kayıt zamanına ilişkin 219 uncu maddenin (c) bendi için özel bir hüküm vazedilmiş bulunduğundan, hakkında özel hüküm bulunan hallerde, genel hükmün uygulanmaması gerektiği ilkesinden hareketle "işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi" fiili için 353 üncü maddenin 3 numaralı bend hükmünün uygulanacağı tabiidir.
b) Veraset ve İntikal Vergisinde kesilecek özel usulsüzlük cezalarına ilişkin 354 üncü madde kaldırılmıştır. Bu durumda, Veraset ve İntikal Vergisine ilişkin usulsüzlüklerde, 342 ve 352 nci maddelerle Usulsüzlük cezalarına ait cetvelin 2 numaralı ihtar hükümleri gereğince işlem yapılması gerekmektedir.
c) Damga Vergisinde özel usulsüzlük cezalarına ilişkin 355 inci maddede yapılan değişiklik ise, madde metninin Damga Vergisi Kanunundaki deyimlere uygun hale getirilmesinden ibarettir.
d) Bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlar için vergi dairesince uygulanabilecek bir müeyyideye kanunda yer verilmesi amacıyla Vergi Usul Kanununa 355 inci maddeyi takiben mükerrer 355 inci madde eklenmiştir.
Bu madde hükmü gereğince, çekinme sebebi olmaksızın bilgi vermeyenlerle 257 nci maddede yazılı görevleri yerine getirmeyen mükellefler hakkında (Kamu İdare ve Müesseseleri hariç) girdikleri mükellef grubu itibariyle 3 bent halinde gösterilen özel usulsüzlük cezalarından birisi kesilecektir.
Maddenin son fıkrasında ise, bilgi isteminde uyulacak esaslar belirtilmiştir.
B _ Ceza Mahkemelerince Yargılanacak Suçlar ve Cezaları :
2365 sayılı Kanunla ceza mahkemelerinde yargılanacak suçlar ve cezalarına ilişkin maddelerde, önemli değişiklikler yapılmıştır.
344 üncü madde ile ilgili açıklamalarda da belirtildiği üzere, daha önce 357 nci maddenin 1 - 6 ncı bentlerinde yer alan fiiller küçük değişikliklerle kaçakçılık sayılan fiiller arasında alınmış ve bu değişikliğe ilişkin olarak müteakip maddelerde de gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerle daha önce hileli vergi suçuna teşebbüs, hileli vergi suçunda ceza ve hileli vergi suçuna teşebbüsün cezası başlıklı 358, 359 ve 360 ıncı maddeler başlıklarıyla birlikte kaçakçılığa teşebbüs, kaçakçılıkta hapis ve meslekten men cezası ve kaçakçılığa teşebbüsün cezası olarak değiştirilmiş, bazı maddelere ise yeni hükümler eklenmiştir. Bu konuda yapılan değişiklikler madde sıralarına göre aşağıda açıklanmıştır.
1. Kaçakçılığa Teşebbüs :
Değişik 358 inci madde hükmüne göre, 344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı fiillerin veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, müstahsil makbuzu, gider pusulası veya serbest meslek makbuzu düzenlememe fiillerinin verginin tarhı için kanunlarında belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılması ile vergi daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet beyanında bulunulmaması, bu fiillerin vergi zıyaına mucip olup olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs suçu sayılmıştır.
Ayrıca, vergi levhası asma mecburiyetine bir hesap dönemi içinde üç defa uyulmadığının tesbiti de kaçakçılığa teşebbüs suçu sayılmıştır. Ancak, bu suçun oluşması için ikinci tesbit tarihinden sonra en az 15 gün geçmiş olması gerekmektedir.
Kaçakçılığa teşebbüs suçunun cezası ise, değişik 360 ıncı maddede, 1 aydan 1 yıla kadar hapis, bu kadar süre ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyet ve hükmün ilanı olarak belirtilmiştir.
2. Kaçakçılıkta Hapis ve Meslekten Men Cezası :
359 uncu madde hükmünde eskiden hileli vergi suçunun cezası olarak yer alan 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile bu kadar süre ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyet ve hükmün ilanı hükümleri, 344 ve 357 nci maddede yapılan değişikliklere paralel olarak "Kaçakçılıkta hapis ve meslekten men cezası" şekline dönüştürülmüştür.
344 üncü madde ile ilgili açıklamalar sırasında da değinildiği gibi 357 nci madde hükmü kaldırılmış ve bu maddede yer alan fiiller 344 üncü madde kapsamına alınmıştır.
Bu durumda, 344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde sayılan fiillerle vergi ziyaına neden olunması halinde, 345 inci maddede öngörülen vergi cezası kesilmekle beraber, vergi ziyaına neden olsun veya olmasın bu fiilleri işleyenler hakkında 359 uncu maddede belirtilen cezaların da ayrıca uygulanması gerekmektedir.
3. Bilgi Vermekten Çekinenler ile 257 nci Madde Hükmüne Uymayanlar Hakkında Cezaya Hükmolunması :
Mükerrer 355 inci maddeye ilişkin açıklamalar sırasında belirtildiği üzere, bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlar için (Kamu İdare ve Müesseseleri hariç) özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür.
Aynı başlık altında yer alan 361 inci madde hükmünde ise, bilgi vermeme ve 257 nci madde hükmüne uymama fiilleri için diğer bir cezai müeyyide olarak bazı şartlarla hapis cezası ve kamu idare ve müesseselerinden istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile kanunda yazılı bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere de para cezası hükmolunacağı belirtilmek suretiyle bilgi vermeme fiili ile ilgili cezalar ayrı bölümlerde ve değişik iki ayrı maddede yer almıştır.
Değişik 361 inci madde, önce özel usulsüzlük cezası kesileceği esasına göre düzenlenmiştir. Bilindiği gibi değişiklikten önceki metinde, mahkemece evvela para cezasına hükmolunacağı, buna rağmen mükellefiyetlerini yerine getirmeyenlere üç aya kadar hapis cezası verileceği hükme bağlandığı halde; yapılan değişiklikte, daha önce vergi dairesince özel usulsüzlük cezası kesilmiş olacağı dikkate alınarak, mahkemece verilecek cezanın bir aydan üç aya kadar hapis cezası olması öngörülmüştür.
Kamu İdare ve müesseselerinde 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bildirme mecburiyetine uymayanlar için ise, 2500 liraya kadar para cezasına hükmolunabilecektir.
4 - Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul :
Değişiklikten önce "Hileli vergi suçlarının cezalandırılmasında usul" başlığını taşıyan 367 nci madde başlığı 357 ve 358 inci maddelerde yapılan değişiklik nedeniyle "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usul" şeklinde değiştirilmiş ve madde metni de buna göre yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, maddenin yeni şekline göre, Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanları ile bunların muavinlerince olduğu gibi Gelirler Kontrolörlerince tespit edilecek olan kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs suçlarının da doğrudan doğruya Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi gerekmektedir.
C _ Cezaların Ödenmesi ve Kalkması :
1. Vergi Cezalarının Ödenme Zamanı :
368 inci maddenin değişiklikten önceki 2 numaralı bendine göre, ihtilaflı vergi cezalarının, Temyiz Komisyonu kesin kararının ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekmekteydi. Bu defa anılan bentte yapılan değişiklik nedeniyle bu tür cezaların, İtiraz Komisyonu kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekecektir. Böylece, cezaların tahakkuk zamanı ile verginin tahakkuk zamanı paralel hale getirilerek aralarındaki çelişkili durum ortadan kalkmış bulunmaktadır.(15)
Cezaya itiraz edilmemiş olması halinde ise, maddede ödeme zamanına ait bir değişiklik söz konusu olmadığından, eskiden olduğu gibi cezanın, itiraz süresinin bittiği tarihten başlanarak bir ay içinde ödeneceği tabiidir.
2. Yanılma :
Değişiklikten önceki 369 uncu maddede, yetkili makamların mükellefe yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş yahut bu hükme ait bir içtihatın değişmiş olması halinde, kusur ve usulsüzlük sebebiyle ceza kesilmeyeceği hükme bağlanmıştı. Maddenin bu. tedvin tarzından, belirtilen hallerde uygulanmayacak cezaların sadece kusur ve usulsüzlükten ibaret olduğu, dolayısiyle kaçakçılık cezasının kesilebileceği anlamı çıkmaktaydı. Bu konuya açıklık getirmek amacıyla anılan maddenin birinci fıkrasında, "aşağıda yazılı hallerde vergi cezası kesilmez" şeklinde değişiklik yapılmak suretiyle, yukarda belirtilen hallerde kusur ve usulsüzlükten başka kaçakçılık ve vergi cezaları arasına yeni giren ağır kusur cezasının da uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca 1 numaralı bentte yapılan değişiklik ile de yalnız "Mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat" verilmiş olması yanılma kapsamına alınmış olduğundan, üçüncü şahısların bu hükümden yararlanmaları imkanı ortadan kaldırılmış bulunmaktadır.
3. Pişmanlık ve İslah :
371 inci maddede yapılan değişiklik ile kaçakçılık ve kusur cezaları ile hirlikte, yeni ihdas olunan ağır kusur cezasının da pişmanlık hükmü kapsamına alınması sağlanmıştır ve hileli vergi suçu kaldırılmış olduğundan, bu deyime madde metninde yer verilmemiştir.
Ayrıca, maddenin sonuna eklenen bir fıkra hükmü gereğince, pişmanlık ve ıslah hükmünün Emlak Vergisinde uygulanmaması öngörülmüştür.
4. Ceza Kesmede Zamanaşımı :
Ceza kesmede zamanaşımına ilişkin 374 üncü madde, ağır kusur cezasına da kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile ağır kusur cezasında zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiş, ceza zamanaşımında ceza nevileri itibariyle ayrıcalığı ortadan kaldırmak amacıyla kusur cezasında ve maddede belirtilen özel usulsüzlük cezalarındaki zamanaşımı süresi de beş yıla çıkarılmıştır.
Birinci bendin parantez içi hükmüyle de, Takdir Komisyonuna başvurulması halinde, 114 üncü madde gereğince vergi aslında olduğu gibi, ceza için de zamanaşımının durması sağlanmıştır.
Diğer yandan, ceza hükümlerinin ve ceza kesmede zamanaşımı süresinin uygulanması bakımından, Ek geçici 1 ve 2 nci maddeler gereğince, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan hükümler esas alınacaktır.
5. Vergi Cezalarında İndirim :
376 ncı maddede yapılan değişiklikler, ağır kusur cezasının madde başlığı ve madde metnine dahil edilmesine ve özel usulsüzlük cezalarında indirim uygulanmamasına ilişkin bulunmaktadır.
XI _ UZLAŞMA HÜKÜMLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK :
Yeni düzenlemelerde, Vergi Usul Kanununda Ek 10 madde halinde yer alan uzlaşma hükümlerinin esaslarına ilişkin bir değişiklik yapılmamıştır. Ancak, Uzlaşma komisyonları başlıklı Ek 3 üncü maddenin sonuna bir fıkra eklenmek suretiyle, mahalli komisyonların miktar itibariyle yetkilerini aşan vergi ve cezalarda uzlaşma yapmak üzere Maliye Bakanlığına merkezi uzlaşma komisyonları kurma yetkisi verilmiştir(16)
Merkezi Uzlaşma Komisyonlarına ilişkin esaslar ayrıca tesbit ve ilan olunacaktır. Bu nedenle, yeni bir tebliğe kadar, mahalli komisyonların, 134 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği esaslarına göre uzlaşma uygulamalarını yürütmeye devam etmeleri gerekmektedir.
XII _ VERGİ İHTİLAFLARINA İLİŞKİN HÜKÜMLERDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER :
1. İtirazın Tahsilata Tesiri :
389 uncu maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden hesaplanan vergilere yapılan itirazların tahsilatı durdurmayacağı hükme bağlanarak, ihtirazi kayıtla beyanname verme müessesesi disiplin altına alınmıştır.(17)
2. Temyiz Edilemiyecek Kararlar
İtiraz Komisyonlarının her türlü vergi, resim ve harçlarda miktar itibariyle kesin kararlarını belirleyen 392 nci maddenin 3 numaralı bendindeki 500 liralık had yapılan değişiklikle 2500 liraya yükseltilmiştir(18)
3. Danıştaya Başvurma :
Yapılan değişiklikle, miktar itibariyle aleyhine Danıştay'da dava açılamıyacak Temyiz Komisyonu kesin kararlarını belirleyen 406 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki otuz bin ve üç bin liralık hadler, sırasiyle altmış bin ve on bin liraya yükseltilmiştir.(***)
Tebliğ olunur.
(1) VUK'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrası 2791 sayılı kanunla değişikliğe uğramıştır. Yapılan değişikliğin konusu 149 numaralı VUK'nu genel tebliğinde açıklanmıştır. Kısaca değinmek gerekirse, inceleme elemanlarının raporlarının takdir komisyonuna gönderilmesi işlemine son verilmiştir.
(2) Madde 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere 2686 sayılı kanunla değişikliğe uğramış ve ziraat makine ve aletleriyle banka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için de % 70 götürü gider emsali uygulanması öngörülmüştür.
(3) 2686 sayılı kanun 29.6.1982 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında ise vergi dairesi memurlarından biri yerine tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği bir memur'un komisyonda yer almasını öngörmüştür.
(4) Gelir vergisinde peşin ödemeyi saptayan özel komisyonlar 2686 sayılı kanunla 29.6.1982 tarihinden itibaren kaldırıldığı için açıklamaların uygulama olanağı kalmamıştır.
(5) VUK'nun 92'nci maddesi 2686 sayılı kanunla yeniden değişmiş ve ücretlere ilişkin asgari, azami sınırlar kaldırılmıştır.
(6) Fatura kesme zorunluluğuna ilişkin 1.000._ liralık sınır devamlı değişmektedir.
(7) VUK'nun 298'inci maddesi 2686 sayılı kanunla ve 29.6.1982 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişikliğe uğramıştır. Maddede bulunan "rayiç bedel" ibaresi çıkarılmıştır.
(8) Gider yazılabilme haddi devamlı değişmektedir.
(9) Asgari ceza miktarları devamlı değişmektedir.
(10) 1.1.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2791 sayılı kanuna göre VUK'nun 344'üncü maddesinin 8'inci bendinde sayılan hadleri on kat artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Aynı durum VUK'nun mükerrer 347'nci maddesinde belirtilen 50.000 ve 10.000 liralık sınırlar için de geçerlidir.
(11) 2686 sayılı kanun VUK'nun 344 üncü maddesinin 7'nci bendinde bahsedilen eylemlere hi bir had aranmaksızın kaçakçılık cezasının uygulanacağı madde metnine dahil etmiştir. Değişiklik 29.6.1982 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
(12) Hadler sürekli değişmektedir.
(13) Hadler değişmiştir.
(14) Ceza miktarı çeşitli Kanun değişiklikleri ile artırılmıştır.
(15) İtiraz ve temyiz komisyonunun işlevlerine 1982 yılında son verilmiş bunların yerine vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemeleri kurulmuştur. Bu nedenle 368'inci maddenin metninde değişiklik yapılmıştır.
(16) 2791 sayılı kanunla 1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığına birden fazla muvazzaf ve gayrimuvazzaf komisyonlar teşkil etme yetkisi verilmiştir.
(17) 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu ile VUK'nun 389. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde; ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerin tahsilatı durdurmayacağına ilişkin hüküm yer almaktadır.
(18) Davaya itiraz ve Danıştay'a başvurma koşulları 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda belirtilmiştir.
İlgili Mevzuat ve Rehberler
Bu maddeden çıkan soruları çözmek için
Paketleri İncele