Ana içeriğe geç

SEVK İRSALİYESİNDE CEZA UYGULAMASI

253 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde,(8) tanzim tarihi ile fiili sevk tarihinin aynı gün olması halinde de bu tarihlerin sevk irsaliyesine ayrı ayrı kaydedileceği, bu tarihlerden herhangi birisine yer verilmemesi durumunda düzenlenen sevk irsaliyesinin hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve özel usulsüzlük cezası kesileceği duyurulmuştu.

Sevk irsaliyelerinde, tanzim tarihi ile fiili sevk tarihinden herhangi birisinin bulunmaması halinde, irsaliyenin hiç düzenlenmemiş sayılarak "özel usulsüzlük cezası" uygulanacağı yolunda Vergi Usul Kanununda herhangi bir hüküm yer almadığından bahisle yargı organlarında açılan davalar idare aleyhine sonuçlanmaktadır. Bu nedenle, müstakar hale gelmiş yargı kararları dikkate alınarak, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren sevk irsaliyelerinde fiili sevk tarihinin bulunmadığının tespiti halinde özel usulsüzlük cezası yerine Vergi Usul Kanununun 352/II-7 nci maddesine göre "ikinci derece usulsüzlük" cezası kesilmesi uygun görülmüştür.

D- PAZAR TAKİBİ YOLUYLA EMTİA SATANLARIN SEVK İRSALİYESİ DÜZENLEME ZORUNLULUĞU

173 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde,(9) alıcıların kimler olacağı ve ne miktarda mal alacaklarının belli olmaması durumunda satıcı tarafından kendi nakil vasıtası ile mal gönderilmesi halinde, nakil vasıtasına yüklenen tüm mallar için tek bir sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve düzenlenen sevk irsaliyesinin müşterinin adı ve adresi bölümüne "Muhtelif Müşteriler" ibaresi ile nakil vasıtasının plaka numarası ve sürücünün veya araçta bulunan satışa yetkili kimsenin adının yazılmasının mümkün olduğu; bu tür sevk irsaliyesi ile alıcılara gönderilen ve alıcının talep ettiği miktarda teslim edilen malların faturalarının malın teslimi anında düzenleneceği ve bu faturalara sevk irsaliyesinin numarasının da kaydedileceği, bir işyeri ve deposu bulunmadan pazar takibi veya köy-köy kendi namına taşıtıyla emtia satan kimselerin de sevk irsaliyesi düzenlemeleri ve taşıtlarında bulundurmaları, malın teslimi anında ise fatura veya perakende satış fişi düzenlemeleri gerektiği bildirilmişti.

Bakanlığımıza yansıyan olaylardan, bir işyeri ve deposu bulunmadan pazar takibi veya köy-köy kendi namına taşıtıyla emtia satan kimselerin sattıkları malların çok çeşitli olması ve emtia satışının da pazar takibi yoluyla yapılması dolayısıyla uygulamada sıkıntılar yaşandığı anlaşılmıştır.

Bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren bir işyeri ve deposu bulunmadan pazar takibi veya köy-köy kendi namına taşıtıyla emtia satan kimselerin, bağlı bulundukları vergi dairesinden alacakları faaliyet durumlarını gösteren bir yazıyı taşıtlarında bulundurmaları kaydıyla, sevk irsaliyesi düzenleme zorunlulukları Vergi Usul Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden kaldırılmıştır.

E- ORMAN KOOPERATİFLERİNCE DÜZENLENECEK BELGE

Bilindiği gibi, zirai faaliyet kapsamında ifa edilen hizmetlere ilişkin vergi tevkifatı ve düzenlenecek belgelerle ilgili 188(10) ve 242(11) Sıra Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde orman kooperatiflerince düzenlenecek belgelere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, Orman İdaresine karşı taahhütte bulunan kooperatiflerce ortaklarına istihkak ödemelerinin yapılması sırasında düzenlenecek belge konusunda tereddüt olduğu anlaşılmış olup, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

Orman İdaresine karşı taahhütte bulunan kooperatiflerce orman köylülerine ormanların ağaçlandırılması, bakımı, kesimi, ürünlerin toplanması, taşınması ve benzeri hizmetler için yapılacak ödemelerde gider pusulası düzenlenmesi esas olmakla birlikte, toplu ödemelerin örneği ekte yer alan "Orman Kooperatifleri Ödeme Cetveli" adı altında bir belge ile yapılması, bu belgenin düzenlenmesi halinde ayrıca gider pusulası düzenlenmemesi, Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 ve mükerrer 257 nci maddeleri ile Bakanlığımıza verilen yetkilere istinaden uygun görülmüştür.

Söz konusu cetvelde asgari olarak bulunması gereken bilgiler aşağıda gösterilmiştir.

-Düzenleyenin unvanı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi, vergi kimlik numarası,

-Düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası,

-Hizmet veren ortakların adı-soyadı, adresi, plakası, vergi dairesi, vergi kimlik

numarası,

-İşin mahiyeti, cinsi, miktarı, fiyatı, tutarı, toplamı,

-Tevkif edilen gelir vergisi oranı, tutarı, varsa diğer vergiler,

-Ödenecek net tutar,

-İmza

"Orman Kooperatifleri Ödeme Cetveli"nin anlaşmalı matbaalara bastırılarak veya notere tasdik ettirilerek kullanılması zorunludur. Yukarıda belirtilen asgari bilgileri eksik olan "Orman Kooperatifleri Ödeme Cetveli" hiç düzenlenmemiş sayılarak her bir belge için Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

F- TAŞIMACILIK FAALİYETİ İLE UĞRAŞANLARIN DÜZENLEYECEKLERİ TAŞIMA İRSALİYELERİ

Vergi Usul Kanununun 240 ıncı maddesinin (A) bendinde belirtildiği üzere, ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler naklettikleri eşya için düzenleyenin adı-soyadı, malın ambara giriş tarihi, malın cinsi, miktarı, malın kimin tarafından tevdi edildiği, tevdi edenin vergi dairesi ve vergi kimlik numarası, malın nereye ve kime gönderildiği, alınan nakliye ücreti tutarı, sürücünün adı-soyadı, vergi dairesi ve vergi kimlik numarası ile aracın plaka numarasını ihtiva eden ve seri ve sıra numarası dahilinde teselsül eden irsaliye (Taşıma İrsaliyesi) kullanmak zorundadırlar.

Ancak, bu Tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren, Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, farklı adreslerde bulunan birden çok alıcıya eşya taşınması sırasında tek bir "Taşıma İrsaliyesi" düzenlenmesi ve irsaliyenin "alıcı adresi" bölümüne de "ekli listedeki muhtelif müşteriler" ibaresinin yazılması uygun görülmüştür.

Taşıma irsaliyesine eklenecek listede, taşıma irsaliyesinin seri ve sıra numarası, göndericinin adı-soyadı, unvanı, gönderinin cinsi ve miktarı (adet, ağırlık vb.), alıcının adı-soyadı ve gönderinin varış merkezi ile ücreti yer alacaktır.

G- FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDE ENFLASYON DÜZELTMESİ

Bilindiği üzere enflasyon düzeltmesi uygulamasında, nevi itibarıyla iktisadi işletmelere dahil bulunan kıymetlerden parasal ve parasal olmayanlar, 328 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine(12) ekli (1) ve (2) sayılı listelerde gösterilmiştir. Söz konusu Tebliğin (2) sayılı ekindeki parasal olmayan kıymetlere ilişkin listede yer alan;

302- Finansal kiralamanın yapıldığı tarihte kiralama işlemlerinden doğan borçlar ile kiralanan varlığa ilişkin kira ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark,

402- Finansal kiralamanın yapıldığı tarihte kiralama işlemlerinden doğan ve vadesi bir yılı aşan borçlar ile kiralanan varlığa ilişkin kira ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark,

numaralı kıymetler bu listeden çıkarılmış ve (1) sayılı listeye alınmıştır.

H- YTL'YE DÖNÜŞÜM NEDENİYLE YAPILAN YAZILIM HARCAMALARI

5083 Sayılı Yeni Türk Lirasına İlişkin Kanun(13) ile ilgili olarak birçok mükellefin, YTL'ye uyum çalışmaları kapsamında bilgisayar yazılım programlarını değiştirmek zorunda kaldıkları ve bu kapsamda yapılan harcamalarını nasıl giderleştirecekleri hususunda tereddüt içinde bulundukları Bakanlığımıza intikal eden olaylardan anlaşıldığından aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür:

13 Sıra Numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin(14) II-31/12/2004 Tarihi Sonu İtibariyle Yapılacak İşlemler başlıklı bölümünün 1-Muhasebe Kayıt Düzeni ile İlgili Yapılacak İşlemler kısmının 1.1. numaralı bendinin birinci paragrafında; İşletmelerin 31/12/2004 tarihli bilanço hesaplarında yer alan TL değerlerini 01/01/2005 tarihinde ilk işlem olarak YTL para birimine dönüştürecekleri belirtilmiştir.

Vergi Usul Kanunun 5024 sayılı Kanunla(15) değişen 315 inci maddesinde, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin itfasında faydalı ömürlerin dikkate alınacağı ve bunlara ilişkin oranların da Bakanlığımızca tespit ve ilan edeceği hükmü yer almaktadır.

Söz konusu maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden 01/01/2005 tarihinden itibaren kayıtların YTL olarak tutulabilmesi için bilgisayar yazılımlarıyla ilgili olarak yapılan harcamalarla yeni yazılım programları alınmasının zorunlu olduğu hallerde mükelleflerin bu dönüşüm nedeniyle yapmış oldukları (yazılımla ilgili) harcamalar için amortisman oranının 2004 ve 2005 takvim yıllarına ait kazancın tespitinde % 100 olarak dikkate alınması uygun bulunmuştur.

Ayrıca, bu zorunlu değişim nedeniyle bilgisayar yazılım programlarını değiştirmiş olan mükellefler eski yazılım programları için henüz itfa edememiş oldukları amortisman tutarlarını fevkalade ve teknik amortisman yoluyla da itfa edebileceklerdir.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele