Ana içeriğe geç

Bölümleme öncesi gövde

GELİR VERGİSİ GENEL

TEBLİĞİ

(SERİ NO: 309)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve

Dayanak

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu

Tebliğin amacı, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun

113 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Bu Tebliğ, şehir içi yolcu

taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden

kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama

sistemleri aracılığıyla elde eden gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin,

söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarının 193

sayılı Kanunun 113 üncü maddesinde düzenlenen Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti

yoluyla tespit edilmesine ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) 7186

sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle yeniden düzenlenen Gelir Vergisi Kanununun 113

üncü maddesi aşağıdaki gibidir:

''Hasılat Esaslı Kazanç

Tespiti:

Madde 113 – Şehir içi yolcu

taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan

hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde

eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde

ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı

Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı

vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları

katma değer vergisi dâhil tutarın) %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi

kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili

faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim

veya istisna uygulanmaz.

Kazançları birinci fıkra

kapsamında tespit edilenlerin;

a) Bu faaliyetlerine ilişkin

gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde

dikkate alınmaz.

b) Bu kazançları dışındaki beyana

tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

c) İki yıl geçmedikçe bu usulden

çıkmaları mümkün değildir.

4/1/1961 tarihli ve 213

sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası

hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler,

cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde

hükümlerinden yararlanamaz.

Bu madde hükümleri kurumlar

vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada

yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni

oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin

usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.''

İKİNCİ BÖLÜM

Hasılat Esaslı

Kazanç Tespiti Uygulaması

Uygulamadan yararlanabilecek

mükellefler ve faydalanma şartları

MADDE 3 – (1) Hasılat esaslı

kazanç tespiti uygulamasından, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde

bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik

ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir (kazançları basit usulde

tespit edilenler dâhil) veya kurumlar vergisi mükelleflerinden bu hususta

talepte bulunanlar yararlanabileceklerdir.

(2) Hasılat esaslı

kazanç tespiti uygulamasından faydalanılabilmesi için;

a) Uygulamadan yararlanmak

isteyen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunması,

b) Bu faaliyetlerden

kaynaklanan hasılatın tamamının elektronik ücret toplama sistemleri

aracılığıyla elde edilmesi,

c) Gelir veya kurumlar vergisi

yönünden bağlı olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yazılı

olarak talepte bulunulması

şarttır. Bu bağlamda, şehir içi yolcu

taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu faaliyetlerinden

kaynaklanan hasılatlarının tamamının elektronik ücret toplama sistemi

aracılığıyla elde edilmemesi durumunda, bu uygulamadan faydalanılamayacağı

tabiidir.

Örnek 1: Bay (A),

özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşıma faaliyetinde bulunmaktadır. Bay

(A), bu faaliyetinden kaynaklanan hasılatının bir kısmını elektronik

ücret toplama sistemleri aracılığıyla, diğer kısmını ise yolculardan nakden

tahsil etmektedir. Buna göre, şehir içi yolcu taşıma faaliyetinden

kaynaklanan hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi

aracılığı ile elde etmeyen Bay (A)'nın, bu faaliyetine ilişkin olarak hasılat

esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanması mümkün değildir.

Uygulamadan yararlanmaya

ilişkin talepte bulunulması ve bu taleplerin değerlendirilmesi

MADDE 4 – (1) Hasılat esaslı

kazanç tespiti usulüne geçmek isteyen mükelleflerin, gelir veya kurumlar

vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile başvurarak

bu usule geçme hususunda talepte bulunmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin,

başvurularına ilişkin dilekçelerine uygulamadan yararlanma şartlarını

sağladıklarına dair bilgi ve belgeleri eklemeleri gerekmektedir.

(2) Vergi dairelerince bu

başvurular bir ay içerisinde incelenerek, şartları sağlayıp sağlamadıkları ve

taleplerinin kabul edilip edilmediği hususu mükelleflere yazı ile

bildirilecektir.

(3) Talepleri kabul edilen

mükellefler, söz konusu bildirimin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip

eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne

geçeceklerdir. Aralık ayı içerisinde bu hususta başvuruda bulunan

mükelleflerden şartları sağlayanlar için vergi dairelerince bir sonraki takvim

yılı içerisinde kendilerine yazı ile bildirim yapılanlar, bildirimin yapıldığı

takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti

usulüne geçeceklerdir.

(4) Yeni işe başlayan

mükelleflerden kazançlarını bu usule göre tespit etmek isteyenlerin, işe

başlama bildirimiyle birlikte hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden

faydalanmak istediklerini ayrı bir dilekçe ile belirtmeleri gerekmektedir. Bu

mükellefler, söz konusu taleplerinin kabul edilmesi halinde işe başlama

tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından

yararlanacaklardır.

Örnek 2: Ticari

kazancı basit usulde tespit edilen Bayan (B), özel halk otobüsü ile şehir içi

yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmakta ve hasılatının tamamını

elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde etmektedir. Bayan (B),

hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmek için 3/12/2019 tarihinde

bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne başvuruda bulunmuştur. Vergi

dairesince mükellefin başvurusu incelenerek, şartları taşıdığı tespit edilmiş

ve hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçebileceği 19/12/2019 tarihinde

kendisine bildirilmiştir. Buna göre, mükellef kendisine yapılan bildirim

tarihini takip eden yılın başından, yani 1/1/2020 tarihinden itibaren

bu faaliyetinden elde ettiği kazancını hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne

göre hesaplayacaktır.

Vergiye tabi kazancın

hesaplanması

MADDE 5 – (1) Şehir

içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden

kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama

sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerden başvuruları vergi dairesi tarafından

kabul edilenler, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi

hasılatlarının %10'unu bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak

beyan edeceklerdir.

Örnek 3: Şehir içi

yolcu taşıma faaliyetine ilişkin kazancı işletme hesabı esasına göre tespit

edilen ve bu faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama

sistemi aracılığı ile elde eden Bay (C), 1/1/2020 tarihinden itibaren

hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Vergiye tabi başka bir

faaliyeti bulunmayan mükellefin, 2020 takvim yılına ait

gayrisafi hasılatı ve giderleri aşağıdaki gibidir.

Gayrisafi Hasılat

|

Giderler

|

Kazanç

90.000 TL

|

70.000 TL

|

20.000 TL

Buna göre Bay (C), 2020 takvim

yılına ilişkin olarak vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde hasılat esaslı

kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği gayrisafi hasılat tutarının %10'u

olarak hesapladığı (90.000 * %10) = 9.000 TL'yi vergiye tabi ticari kazanç

olarak beyan edecektir. Bay (C), 2020 takvim yılında hasılat esaslı

kazanç tespiti usulüne tabi olduğundan, şehir içi yolcu taşıma faaliyetine

ilişkin bu dönemdeki giderlerini ticari kazancının ve gelir vergisi matrahının

tespitinde dikkate alamayacaktır.

(2) Hasılat esaslı kazanç tespiti

usulünden faydalanan mükelleflerden 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı

Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı

vergilendirme usulüne göre vergilendirilenler, hasılat esaslı kazancın

tespitinde bu faaliyetlerine ilişkin hesapladıkları katma değer vergisi dâhil

tutarı gayrisafi hasılat tutarı olarak dikkate alacaklardır.

Örnek 4: Münhasıran

şehir içi yolcu taşıma faaliyeti ile iştigal eden ve bu faaliyetine ilişkin

hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (A) Ltd.

Şti., bu faaliyetine ilişkin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat

esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Mükellef kurum, Ocak/2020 döneminden

itibaren de Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi

kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre

vergilendirilmekte olup, 2020 takvim yılında bu faaliyetine ilişkin hesapladığı

katma değer vergisi dâhil gayrisafi hasılat tutarı ve giderleri aşağıdaki

gibidir.

Yurtiçi Satışlar

(KDV Dâhil)

|

767.000 TL

Satışların

Maliyeti

|

580.000 TL

Buna göre; (A) Ltd. Şti. 2020

hesap dönemine ilişkin olarak vereceği kurumlar vergisi

beyannamesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği

gayrisafi hasılat tutarının %10'u olarak hesapladığı (767.000 TL * %10) =

76.700 TL'yi vergiye tabi kurum kazancı olarak beyan edecektir.

(3) Şehir içi yolcu taşımacılığı

faaliyetine ilişkin vergiye tabi kazancın hasılat esaslı kazanç

tespiti usulüne göre hesaplanmasında, bu faaliyete ilişkin giderler dikkate

alınmayacak ve bu usule göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya

istisna uygulanmayacaktır.

Örnek 5: Şehir içi

yolcu taşıma faaliyeti dolayısıyla adına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti

tesis edilen 28 yaşındaki Bay (Ç), bu faaliyetine 1/4/2020 tarihinde

başlamış olup, vergi dairesine vermiş olduğu işe başlama bildirimi ekinde yer

alan dilekçesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmak

istediğini belirtmiştir. Bay (Ç), şehir içi yolcu taşıma faaliyetine

ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi

aracılığıyla elde etmektedir. Bay (Ç), 5/7/2020 tarihinde bağlı bulunduğu vergi

dairesine vermiş olduğu dilekçede, 1/7/2020 tarihinden

itibaren konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine de

başladığını bildirmiştir. Bay (Ç)'nin 2020 takvim yılında söz konusu

faaliyetlerinden elde ettiği gelirler ile maliyetlerine ilişkin bilgiler

aşağıdaki gibidir.

2020 Takvim Yılı

|

Şehir İçi Yolcu Taşıma Faaliyeti

(1/4/2020 - 31/12/2020)

|

Konfeksiyon Ürünlerinin Perakende

Satışı (1/7/2020 - 31/12/2020)

Yurtiçi Satışlar

|

300.000 TL

|

530.000 TL

Satışların

Maliyeti

|

260.000 TL

|

480.000 TL

Buna göre Bay (Ç)’nin;

a) 1/4/2020-31/12/2020

tarihleri arasında şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı

kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancı (300.000 TL*%10) = 30.000

TL'dir.

b) 1/7/2020-31/12/2020 tarihleri

arasında konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine ilişkin

kazancı (530.000 TL– 480.000 TL) = 50.000 TL'dir.

Bay (Ç)'nin, 2020 takvim yılına

ilişkin vergiye tabi ticari kazancı toplamı (Konfeksiyon ürünlerinin satışından

elde ettiği kazanç + hasılat esaslı kazanç)=(50.000 TL + 30.000 TL) =

80.000 TL olarak hesaplanacaktır.

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer

20 nci maddesinde düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasına

ilişkin tüm şartları taşıyan Bay (Ç), 20/8/2020 tarihinde kamuya

yararlı bir derneğe 5.000 TL tutarında nakdi bağış yapmıştır.

Buna göre Bay (Ç),

sadece konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği

50.000 TL için Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde

düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanabilecek, şehir içi

yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre

hesaplanan kazancı olan 30.000 TL, söz konusu istisnaya konu edilemeyecektir.

Dolayısıyla Bay (Ç)'nin 2020 yılına ilişkin gelir vergisi matrahının

tespitinde, konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği

kazancı genç girişimci kazanç istisnası tutarının altında kaldığından dikkate

alınmayacak, sadece şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden elde ettiği

ticari kazancı dikkate alınacaktır.

Hasılat esaslı kazanç tespiti

usulüne göre şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hesaplanan kazanca

herhangi bir indirim veya istisna uygulanamayacağından ve Bay

(Ç)'nin konfeksiyon ürünlerinin perakende satışından elde ettiği

kazancının tamamı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde

düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnasına konu edildiğinden, beyana

tabi başkaca geliri bulunmayan Bay (Ç)'nin, kamuya yararlı derneğe yapmış

olduğu nakdi bağışı beyanname üzerinde indirim konusu yapması mümkün değildir.

(4) Hasılat esaslı

kazanç tespiti usulüne geçen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı

faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetlerinin veya kazanç ya da

iratlarının bulunması halinde, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetlerine ilişkin

gider veya maliyetlerini, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde

dikkate almaları mümkün değildir. Bu mükellefler, diğer faaliyetlerinden dolayı

elde ettikleri kazanç veya iratları nedeniyle 193 sayılı Kanunun 113 üncü

maddesi hükmünden de faydalanamayacaklardır.

(5) Şehir içi yolcu taşımacılığı

faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek

genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin

toplam maliyetler içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım

sonucunda müşterek genel giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine

düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve gelir ya da

kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Örnek 6: (B)

A.Ş., şehir içi yolcu taşıma faaliyetinin yanında otel işletmeciliği

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele