Bölümleme öncesi gövde
GELİR
VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO:
311)
BİRİNCİ
BÖLÜM
Amaç ve
Kapsam
Amaç
ve kapsam
MADDE
1 – (1) Bu Tebliğin amacı; 31/12/1960
tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18, 23/10, 29/4, 40/1-5-7,
68/4-5, 86/1-b, 94, 103, geçici 72 nci ve geçici 91 inci
maddelerinde, 5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı
Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunla yapılan değişiklikler ve 193 sayılı Kanunla ilgili diğer bazı
hususların açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
İKİNCİ BÖLÜM
Serbest
Meslek Kazançlarında İstisna Uygulaması ve İstisnanın Sınırı
Yasal
düzenleme
MADDE
2 – (1) 7194 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesi ile 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu
madde kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin
dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar.
Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası
kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.”
İstisnanın
kapsamı ve istisnadan yararlanma şartları
MADDE
3 – (1) 193 sayılı Kanunun 18 inci
maddesinde serbest meslek kazanç istisnasından yararlanan mükellefler ve
istisna kapsamında olan eserler sayılmış olup, söz konusu maddede hangi
hasılatın istisna kapsamında olduğu da ayrıca belirtilmiştir. Buna göre;
a)
Anılan istisnadan yararlanma hakkı; müellif, mütercim, heykeltraş, hattat,
ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı, mucitler ve bunların kanuni
mirasçılarına tanınmıştır.
b) İstisna
kapsamına; şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri,
bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band,
radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserler ile ihtira beratları
girmektedir.
c)
İstisna uygulanacak hasılat, eserlerin; gazete, dergi, bilgisayar ve internet
ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlanması veya kitap, CD, disket,
resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarının satılması veya
bunlar üzerindeki mevcut hakların devir ve temlik edilmesi veya kiralanması
karşılığında elde edilen hasılattır. Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir
gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler de
istisna kapsamındaki hasılata dahildir.
(2)
5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine
göre bazı eserlerde kayıt ve tescil zorunlu, bazı eserlerde ise ihtiyari
tutulmuştur. 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde yer alan serbest meslek
kazanç istisnasından yararlanabilmek için maddede belirtilen eserlerden kayıt
ve tescili zorunlu olanların kayıt ve tescil ettirilmesi şart olup, diğer
eserlerde kayıt ve tescil şartı aranmayacaktır.
(3)
Kültür ve Turizm Bakanlığınca kayıt-tescil edilen eserlerin, aynı zamanda 193
sayılı Kanunun 18 inci maddesinde sayılan eserler veya bu eserlere benzerlik
gösteren eserlerden olması şart olup, 5846 sayılı Kanuna göre kayıt-tescil
edilen tüm eserler istisna kapsamına girmemektedir.
İstisna
uygulaması, beyan ve tevkif suretiyle ödenen vergilerin mahsubu
MADDE
4 – (1) 193 sayılı Kanunun 18 inci
maddesi kapsamında elde edilen ve aynı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı
tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL)
aşmayan kazançlar gelir vergisinden istisna olup bu kazançlar için yıllık gelir
vergisi beyannamesi verilmeyecek, diğer gelirler dolayısıyla beyanname
verilmesi halinde de bu kazançlar beyannameye dahil edilmeyecektir. Bu
kazançlar üzerinden tevkif suretiyle ödenen vergiler nihai vergi olacaktır.
(2)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların devamlı
veya arızi olarak elde edilmesi istisnanın uygulanmasına engel teşkil
etmeyecektir.
(3)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında elde edilen ve aynı Kanunun 103
üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020
yılı için 600.000 TL) aşan kazançlar için istisnadan yararlanılması mümkün
bulunmamaktadır. Söz konusu tutarın aşılıp aşılmadığı ilgili takvim yılının
sonu itibarıyla belirlenecek ve 18 inci madde kapsamında elde edilen kazançlar
toplamının söz konusu tutarı aşması halinde, elde edilen kazançların tamamı
yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. İstisnadan faydalanılıp
faydalanılamayacağı yıl sonu itibarıyla belirleneceğinden, istisnadan
faydalanamayan mükelleflerin geçici vergi beyannamesi verme yükümlülükleri
olmayacaktır.
(4)
Yıllık beyanname verilmesi durumunda, 193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde
sayılan mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olarak
yapılan giderler, yıllık beyanname üzerinde indirim konusu yapılacaktır. Söz
konusu giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen belgelerle tevsik edilmesi şarttır.
(5)
Yıllık beyanname verilmesi durumunda, 193 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde yer
alan şahıs sigorta primleri, eğitim ve sağlık harcamaları, sponsorluk
harcamaları ve engellilik indirimi ile anılan madde ve ilgili kanunlarında
indirim konusu yapılabileceği düzenlenmiş bağış ve yardımlar gibi bazı harcamaların
da beyan edilen gelirden indirim konusu yapılması mümkündür.
(6)
Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanunun 94
üncü maddesine göre yıl içinde kesilen vergiler mahsup edilebilecektir.
(7)
193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesindeki tarifenin dördüncü gelir diliminde yer
alan tutarın aşılıp aşılmadığı, takvim yılı sonu itibarıyla her bir yıl için
ayrı ayrı değerlendirilecektir. İlgili takvim yılında istisnadan
yararlanılamaması sonraki yıllarda istisnadan yararlanılmasına engel teşkil
etmeyecektir.
Örnek
1: Ressam (A), 2020 yılında (B)
Belediyesine sattığı resimler karşılığında 240.000 TL kazanç elde etmiştir. (B)
Belediyesi tarafından Ressam (A)’ya yapılan ödeme üzerinden 193 sayılı Kanunun
94 üncü maddesi uyarınca %17 oranında gelir
vergisi tevkifatı yapılmıştır.
Ressam
(A)’nın, yaptığı resimler 5846 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm
Bakanlığınca eser olarak kayıt-tescil edilmiştir.
Ressam
(A)’nın yaptığı resimler karşılığı elde ettiği 240.000 TL’lik kazanç, 193
sayılı Kanunun 103 üncü maddesindeki tarifenin dördüncü gelir diliminde yer
alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşmadığından gelir vergisinden istisna
edilecek ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmeyecektir. Tevkif
suretiyle kesilen vergi nihai vergi olacaktır.
Diğer
taraftan, Ressam (A)’nın 400.000 TL tevkifata tabi işyeri kira
gelirinin bulunması halinde, bu kira geliri, 193 sayılı Kanunun 103 üncü
maddesindeki tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için
49.000 TL) aştığından yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.
Ancak, bu durumda da istisna kapsamındaki 240.000 TL’lik kazanç beyannameye
dahil edilmeyecektir.
Örnek
2: Bay (C), bir televizyon kanalında
haftalık olarak yayınlanan bir dizinin senaryo yazarlığı karşılığında, 2020
yılında 750.000 TL kazanç elde etmiştir. Bay (C)’ye yapılan ödemeler üzerinden
193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca %17 oranında gelir
vergisi tevkifatı yapılmıştır.
Bay
(C)’nin yazdığı senaryo, 5846 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve
Turizm Bakanlığınca eser olarak kayıt-tescil edilmiştir.
Bay
(C)’nin yazdığı senaryo karşılığı elde ettiği 750.000
TL lik kazanç, 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesindeki tarifenin
dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL)
aştığından, Bay (C) gelir vergisi istisnasından yararlanamayacak ve bu
kazancını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edecektir. Tevkif
suretiyle ödenen vergiler beyanname üzerinde hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.
Diğer
taraftan, Bay (C)’nin 40.000 TL tevkifata tabi işyeri kira
gelirinin bulunması halinde, 40.000 TL işyeri kira geliri, 193 sayılı Kanunun
103 üncü maddesindeki tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020
yılı için 49.000 TL) aşmamasına rağmen, beyan edilecek serbest meslek kazancı
ile birlikte söz konusu beyanname verme sınırı aşıldığından kira geliri de
beyan edilecektir.
Örnek
3: Söz ve beste çalışmaları yapan
Bayan (D), 2020 yılında muhtelif tarihlerde (E) A.Ş.’ye sattığı besteler
karşılığında 700.000 TL hasılat elde etmiştir. (E) A.Ş. tarafından, Bayan
(D)’ye yapılan söz konusu ödemeler üzerinden, 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesi uyarınca %17 oranında (119.000 TL) gelir
vergisi tevkifatı yapılmıştır. Bayan (D)’nin, bu faaliyeti ile ilgili
olarak yapmış olduğu ve tevsik edebildiği giderlerinin toplamı 70.000 TL’dir.
Bayan (D)’nin, 50.000 TL eğitim/sağlık harcaması da bulunmaktadır.
Bayan
(D)’nin, yaptığı beste çalışmaları 5846 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve
Turizm Bakanlığınca eser olarak kayıt-tescil edilmiştir.
Bayan
(D)’nin, yaptığı beste çalışmaları her ne kadar 18 inci maddede sayılan eserler
kapsamında değerlendirilse de elde ettiği kazanç yıl sonu itibarıyla (700.000
TL - 70.000 TL=) 630.000 TL, 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir
diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aştığından söz
konusu istisnadan faydalanılması mümkün bulunmamaktadır.
Buna
göre, Bayan (D)’nin beyanı aşağıdaki gibi olacaktır.
Gayrisafi Hasılat Toplamı
|
700.000 TL
İndirilecek Giderler Toplamı
|
70.000 TL
Beyan Edilecek Serbest Meslek Kazancı
(700.000-70.000)
|
630.000 TL
Eğitim/Sağlık Harcaması
|
50.000 TL
Vergiye Tabi Gelir (Matrah) (630.000-50.000)
|
580.000 TL
Hesaplanan Gelir Vergisi
|
188.870 TL
Mahsup Edilecek Gelir Vergisi
|
119.000 TL
Ödenecek Gelir Vergisi
|
69.870TL
Tevkifat uygulaması
MADDE
5 – (1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasında vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar
ile tevkifata tabi ödemeler belirtilmiştir. Aynı fıkranın (2)
numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra
edenlere yapılan ödemelerden; 12/1/2009 tarihli ve 2009/14592 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı uyarınca, 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri
dolayısıyla yapılan ödemelerden %17, diğerlerinden %20 oranında gelir
vergisi tevkifatı yapılacağı düzenlemesi yer almaktadır.
(2)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların, aynı
Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan
tutarı aşması nedeniyle istisnadan faydalanılamayacak olması, yıl içinde
yapılacak olan tevkifat uygulamasını etkilemeyecek ve söz konusu
kazançlar üzerinden aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca tevkifat yapılacaktır.
(3)
Serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte
olmasının tevkifat uygulamasında herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
(4)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında serbest meslek kazanç istisnasından
yararlanan mükelleflerin tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.
(5)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin son fıkrasına göre, madde kapsamındaki
kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde
yer alan tutarı aşanların bu istisnadan faydalanamayacakları hükme bağlanmış ve
bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası
kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü olmadığı belirtilmiştir. Bu
nedenle, 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında kazanç elde eden ve aynı
Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan
tutarı aşması nedeniyle istisnadan yararlanamayacak olan mükelleflerin, Kanunun
94 üncü maddesi kapsamında ücret, kira gibi yapacağı ödemeler
üzerinden tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Örnek
4: Heykeltraş Bay (F),
faaliyetini icra etmek için bir atölye kiralamıştır. Ayrıca yanında bir işçi
çalıştırmakta olup, yaptığı heykeller karşılığında 193 sayılı Kanunun 18 inci
maddesi kapsamında 2020 yılında 650.000 TL kazanç elde etmiştir.
Bay
(F)’nin 2020 yılında elde ettiği kazancın, aynı Kanunun 103 üncü
maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı
için 600.000 TL) aşması nedeniyle istisnadan faydalanılamayacak ve bu kazançlar
yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir.
Diğer
taraftan, Bay (F) kiralamış olduğu atölye nedeniyle 2020 yılında ödediği kira
bedelleri ile çalıştırdığı işçisine ödediği ücret ödemeleri üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapmayacaktır. Bay (F)’nin yanında çalışan
işçisi, tevkif suretiyle vergilendirilmemiş ücret gelirlerini 193 sayılı
Kanunun 95 inci maddesi uyarınca yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan
edecektir.
Defter
tutma ve belge düzeni
MADDE
6 – (1) 213 sayılı Kanunun
172 nci maddesinde defter tutmaya mecbur olanlar sayılmış olup, aynı
Kanunun 210 uncu maddesinde ise serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç
defteri tutacağı hüküm altına alınmıştır. Yine aynı Kanunun
236 ncı maddesinde de serbest meslek erbabının tahsilatları için serbest
meslek makbuzu düzenlemek mecburiyetinde olduğu belirtilmiştir.
(2)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerde bulunan
ve eserlerini kısmen veya tamamen aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilenler
dışındakilere teslim eden serbest meslek erbabının; defter tasdik ettirme
(defter-beyan sistemine kaydolma) ve tutma ile belge düzenleme zorunlulukları
bulunmaktadır.
(3)
213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği
yetkiye istinaden, münhasıran 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen
türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini sadece aynı Kanunun 94 üncü
maddesinde belirtilen kişi ve kurumlara teslim eden serbest meslek erbabından
isteyenlerin; yıl içindeki kazançlarının toplamının 193 sayılı Kanunun 103 üncü
maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2020 yılı için 600.000 TL) tutarı
aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine
kaydolma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.
(4)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerinin yanı
sıra başkaca faaliyetleri nedeniyle serbest meslek kazancı mükellefiyeti
bulunanların, defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine kaydolma) ve tutma
ile belge düzenleme zorunlulukları bulunmaktadır. Başkaca faaliyetleri
nedeniyle serbest meslek kazancı mükellefiyeti bulunan ve serbest meslek kazanç
defteri tutan mükelleflerin 193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamındaki
kazançlarına ilişkin kayıtlarını da aynı defterde göstermesi mümkündür.
(5)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen türden faaliyetleri arızi
olarak yapanların, defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine kaydolma) ve
tutma ile belge düzenleme zorunlulukları bulunmamaktadır.
(6)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların, aynı
Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan
tutarı aşması nedeniyle istisnadan faydalanılamayacak olması, defter tutma ve
belge düzenleme yükümlülüğünde bir değişiklik yaratmayacaktır.
(7)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında faaliyette bulunan ve serbest
meslek makbuzu düzenleme zorunluluğu bulunmayanlardan alınan eserlere ilişkin
yapılan ödemelerin gider pusulası imzalatılmak suretiyle tevsik edilmesi mümkün
bulunmaktadır.
(8)
193 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında kazanç elde eden mükelleflerin,
kendilerine düzenlenen gider pusulalarını ve bu faaliyetleri ile ilgili olarak
satın aldıkları mal ve giderlerine ilişkin belgelerini, 213 sayılı Kanunda
öngörülen süre boyunca saklamaları gerekmektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşverenlerce
Hizmet Erbabının İşyerine Gidip Gelmesi İçin Sağlanan
Menfaatlere
İlişkin İstisna
Yasal
düzenleme
MADDE
7 – (1) 7194 sayılı Kanunun 11 inci
maddesi ile 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin (10) numaralı bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“10.
Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla
işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri (İşverenlerce taşıma
hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım
bedelinin 10 Türk lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma
kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde
yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet
erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan
menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.);”
İstisnanın
kapsamı ve uygulaması
MADDE
8 – (1) 193 sayılı Kanunun 23 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendi hükmüne istinaden, hizmet
erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla vasıta
temini veya hizmet satın alınması suretiyle işverenler tarafından yapılan
taşıma giderleri nedeniyle hizmet erbabına sağlanan menfaatlere uygulanan gelir
vergisi istisnası devam etmektedir.
(2) 7194
sayılı Kanunla, 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen ücret
gelirlerine uygulanmak üzere, 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (10) numaralı bendine eklenen parantez içi hükümle, işverenler
tarafından hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerine yönelik
taşıma hizmeti verilmediği durumlarda, hizmet erbabına verilen toplu taşıma
kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları için yapılan ödemeler
nedeniyle sağlanan menfaatler de istisna kapsamına alınmıştır.
(3)
Hizmet erbabının toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme
araçlarının temini suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisnadan
faydalanılabilmesi için;
a)
İşveren tarafından, hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini
sağlamak maksadıyla ulaşım vasıtası temini veya hizmet satın alınması suretiyle
taşıma hizmeti verilmiyor olması,
b)
Taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının, münhasıran
hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için kullanacağı toplu taşıma
araçlarında geçerli olması (Ulaşım bedeli için yüklenen tutarın sadece ulaşımda
kullanılabilecek şekilde sınırlandırıldığı başka amaçlarla da kullanılabilen
ödeme araçlarının kullanımı bu şartın ihlali sayılmaz),
c)
Yapılan ödemenin fiilen çalışılan günlerle sınırlı olması,
ç)
Ulaşım bedelinin günlük belirlenen tutarı (2020 yılı için 12 TL) aşmaması,
d) Toplu
taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının teminine
ilişkin harcamaların belgelendirilmesi,
gerekmektedir.
(4)
İşverenler tarafından, hizmet erbabına;
a)
Ulaşım bedelinin nakit olarak verilmesi,
b)
Ulaşım bedeli karşılığının, hediye kartı ve benzeri ulaşım harcaması dışında
diğer alışverişlerde de kullanılabilecek ödeme araçları şeklinde verilmesi,
c)
Araç tahsis edilmesi,
ç)
Çalışılmayan günler için de ulaşım bedeli ödenmesi,
d)
İşyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla taşıma hizmeti verilmesinin
yanında ilave olarak toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme
araçları verilmesi,
durumlarında,
istisnadan faydalanılamayacak olup, yapılan bu ödemeler ve sağlanan menfaatler net
ücret kabul edilerek brüte iblağ edilmek suretiyle gelir vergisine tabi
tutulacaktır.
(5)
İşverence hizmet erbabının ikamet ettiği mahallerin tümüne taşıma hizmeti
sağlanmadığı veya taşıma hizmetinin belirli merkez mahallere yapıldığı ve
hizmet erbabının ikametgahından bu mahallere ve bu mahallerden
ikametgahına ulaşım için de yol masrafı yaptığı durumlarda, işverence verilen
toplu taşıma hizmetinden faydalanmayan veya bu hizmete ulaşım için toplu taşıma
araçlarını kullanmak zorunda olan hizmet erbabına verilen toplu taşıma kartı,
bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları verilmesi durumunda da
istisnadan faydalanılacaktır.
(6)
İşverenlerce hizmet erbabı için yapılan ulaşım bedeli ödemelerinin birden fazla
ayı kapsayacak şekilde toplu olarak yapılması durumunda, hizmet erbabının
çalıştığı günler dikkate alınarak her bir aya isabet eden tutar
ayrı ayrı istisna kapsamında değerlendirilecektir.
(7)
Hizmet erbabının izin, rapor ve benzeri nedenlerle çalışmadığı günlere ilişkin
ilgili ayda peşin olarak yapılan ve istisnaya konu edilmiş olan taşıma gideri
ödemeleri için işverenlerce ilgili ayda düzeltme yapılabileceği gibi, ertesi ay
için yapılan taşıma gideri ödemelerinden de mahsup edilmesi mümkün
bulunmaktadır.
Örnek
1: İşveren (A), yanında çalışan hizmet
erbabı Bay (B)’nin şehir içi ulaşımda kullandığı toplu taşıma kartına,
2020 yılı Mart ayında 26 gün çalışacağı varsayımıyla peşin olarak 312 TL (KDV
hariç) yükleme yapmıştır. Bay (B), Mart ayında 10 gün izin kullanmıştır.
Bay
(B)’nin Mart ayında 16 gün çalıştığı göz önüne alındığında, işveren (A)
tarafından hizmet erbabı Bay (B)’nin toplu taşıma kartına yüklenen 312
TL’nin 192 TL’si istisna kapsamında değerlendirilecektir.
İşveren
(A)’nın peşin olarak ödediği 312 TL’ye istisna uygulamış olması halinde ise,
düzeltme yapabileceği gibi, fark tutarı izleyen ayda yapacağı ödemeden indirmek
suretiyle, istisnayı daha düşük uygulayabilecektir.
(8)
213 sayılı Kanunun 238 inci maddesinin birinci fıkrasında, işverenlerin her ay
ödedikleri ücretler için ücret bordrosu tutmaya mecbur oldukları hükme
bağlanmıştır. Dolayısıyla, işverenlerce hizmet erbabına, işyerine gidip gelmesi
için toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları vermek
suretiyle sağlanan menfaatlerin vergiden istisna edilecek kısmının da ücret
bordrosunda gösterilmesi gerekmektedir.
(9)
İşverenlerin hizmet erbabına toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla
kullanılan ödeme araçları vermek suretiyle sağladığı menfaatler için bir günlük
(2020 yılı için 12 TL) ulaşım bedeline katma değer
vergisi dahil değildir. Ulaşım bedelinin istisnaya isabet eden
tutarına ait yüklenilen katma değer vergisi işverenlerce indirim konusu
yapılabilecektir. İşverenler tarafından istisna tutarından daha fazla ödeme
yapılması halinde, istisna tutarını aşan kısım (istisna tutarına aşan kısma
isabet eden katma değer vergisi dahil olmak üzere) net ödenen ücret
olarak kabul edilecek ve brüte iblağ edilmek suretiyle gelir
vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır. Diğer taraftan, istisna
tutarını aşan kısma isabet eden ve ücret olarak kabul edilen KDV’nin indirim
konusu yapılamayacağı tabiidir.
Örnek
2: İşveren (C), 2020 yılı Nisan
ayında 20 gün çalışan hizmet erbabı Bay (D)’nin toplu taşıma kartına 472
TL (400 TL + 72 TL KDV) yüklemiştir. İşveren (C) tarafından bu tutarın 240
TL’si istisnaya konu edilecektir. İstisna kapsamındaki bu tutara isabet eden
43,2 TL’lik KDV indirim konusu yapılabilecektir. İstisna tutarını aşan 160 TL
(400 TL - 240 TL)+28,80 TL KDV dahil toplam tutar olan 188,80 TL net
ödenen ücret olarak kabul edilecek ve brüte iblağ edilmek suretiyle gelir
vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır. Diğer taraftan, 28,80 TL’lik
KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Amatör Spor
Yarışmalarını Yöneten Hakemlere Ödenen Ücretlerde İstisna
Yasal
düzenleme
MADDE
9 – (1) 7194 sayılı Kanunun
12 nci maddesi ile 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“
Teşvik gayesiyle verilen aşağıda yazılı ikramiye ve mükafatlar Gelir
Vergisinden müstesnadır:
…
4.
Amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler (basketbol ve
voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç);”
İstisnanın
kapsamı ve uygulaması
MADDE
10 – (1) 193 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde
ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet
karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatler olarak tanımlanmış ve ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali
sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim,
ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi
şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği
belirtilmiştir. Aynı maddede, bu Kanunun uygulanmasında spor hakemlerine
yapılan ödemeler veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin de ücret sayıldığı
hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının
7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi (4) numaralı bendinde, tüm spor
yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler gelir vergisinden istisna
edildiğinden, söz konusu ücretler gelir vergisine tabi tutulmamıştır.
(2)
7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 1/1/2020 tarihinden itibaren
elde edilen ücret gelirlerine uygulanmak üzere 193 sayılı Kanunun 29 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan spor yarışmalarını
yöneten hakemlerin aldıkları ücretlere ilişkin istisna hükmü yeniden
düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme ile;
a)
Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor
yarışmalarını yöneten hakemlerin bu görevleri dolayısıyla aldıkları ücretlere
yönelik gelir vergisi istisnası aynen korunmuştur.
b)
Profesyonel spor yarışmalarını yöneten spor hakemleri ile basketbol ve voleybol
spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerinin
aldıkları ücretler istisna kapsamından çıkarılmıştır.
(3)
Profesyonel spor yarışmalarını yöneten hakemler ile basketbol ve voleybol spor
dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten hakemlere bu faaliyetleri
nedeniyle 1/1/2020 tarihinden itibaren yapılan ödemeler ücret
hükümlerine göre vergilendirilecektir.
(4)
193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılanlar tarafından istisna kapsamına
girmeyen spor hakemlerine yapılan ödemeler üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapılacaktır.
(5)
Profesyonel spor yarışmaları ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst
liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerince elde edilen ücret gelirleri
toplamının, gelir vergisi tarifesinin dördüncü diliminde yer alan tutarı (2020
yılı için 600.000 TL) aşması halinde bu ödemeler yıllık gelir vergisi
beyannamesiyle de beyan edilecektir. Yine, bahse konu spor hakemlerinin birden
fazla işverenden ücret geliri elde etmesi ve birden sonraki işverenden elde
ettiği ücret gelirleri toplamının, gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde
yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması halinde, birinci işverenden
alınan ücret geliri dahil tüm ücret gelirleri yıllık gelir vergisi
beyannamesiyle beyan edilecektir. Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir
vergisinden tevkif suretiyle ödenen gelir vergisi mahsup edilebilecektir.
(6)
Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor
yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler istisna kapsamında olduğundan,
bu ücret ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak ve bu
ücret gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecektir. Diğer gelirler nedeniyle
beyanname verilmesi halinde de istisna kapsamındaki ücret gelirleri beyannameye
dâhil edilmeyecektir.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Binek
Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının
Vergi
Matrahından İndirilmesi
Yasal
düzenleme
MADDE
11 – (1) 7194 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesi ile 193 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki
parantez içi hükümler eklenmiştir.
“(Faaliyetleri
kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama
yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin
5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin
iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en
fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate
alınabilir.)”
“(Şu
kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç
olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i
indirilebilir.)”
“(Faaliyetleri
kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim
vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını,
söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci
el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk
lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en
fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün
uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar
dikkate alınır.)”
(2)
7194 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin
birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez
içi hükümler eklenmiştir.
“(Şu
kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli
135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya
binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi
tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin
ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir.
Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte
olan tutar dikkate alınır.)”
“(Şu
kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama
yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin
5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin
iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en
fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”
(3)
7194 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde
“Bu Kanunun 13 üncü ve 14 üncü maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren
başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
Kapsam
MADDE
12 – (1) Kiralama yoluyla edinilen
veya işletmeye dâhil olan ve ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek
otomobillerin giderleri (kiralama giderleri dâhil) ile bunlara ilişkin
ayrılan amortismanların giderleştirilmesi bu Tebliğin beşinci
bölümünün kapsamını oluşturmaktadır.
(2)
Kanun maddesinde yer alan binek otomobil ifadesinden Türk Gümrük Tarife
Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan motorlu taşıtların anlaşılması
gerekmektedir. Ambulanslar, mahkûm taşımaya mahsus arabalar, para arabaları,
cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu
taşıtlar, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanununa göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil edilme zorunluluğu
bulunmayan ve sadece havalimanı apron bölgesi gibi belli alanlarda
kullanılan taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakla birlikte binek otomobil
kapsamında değerlendirilmeyecektir. 1+1, 1+3, 1+4 veya 1+7 koltuklu, şoför ve
öndeki yolcunun arkasındaki kısımda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri
montajı için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı montajı için sabit
tertibat, aracın iç kısmının her tarafında, araçların yolcu bölümlerinde yer
alan konfor özellikleri ve iç döşemeleri (örneğin: yer kaplamaları,
havalandırma, iç aydınlatma, küllükler), iki yan panel boyunca arka camları
bulunan (en arkada yük bölümünün sağ ve sol taraflarında cam bulunsun
bulunmasın); şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması
için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunmayan
kapalı kasa motorlu taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakta olup, binek
otomobiller bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu bağlamda binek otomobiller,
87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller ile esas itibarıyla insan
taşımak üzere imal edilmiş (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar
ve yarış arabaları dâhil) hem insan hem eşya taşıyabilen motorlu araçlar gibi
çok amaçlı araçları kapsamaktadır.
Binek
otomobillere ilişkin kiralama ve iktisap giderleri
MADDE
13 – (1) Faaliyetleri kısmen veya
tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi
olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen
binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2020 yılı için
5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı, 193 sayılı Kanunun
40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ve 68 inci
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında gider olarak
dikkate alınabilecektir.
(2)
Gider olarak dikkate alınabilecek tutar olan aylık kira bedelinin 2020 yılı
için 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı 25/10/1984 tarihli
ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre hesaplanan katma değer vergisi
hariç bedeldir.
(3) 3065
sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, gelir
ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen
giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer
vergisinden indirilememektedir. Bu kapsamda, binek otomobillerin kiralanması
durumunda, kira bedellerinin Kanun maddesinde ilgili yıl için belirlenen azami
tutarı aşması halinde, aşan kısma ait katma değer vergisi gelir ve kurumlar
vergisi yönünden kazancın tespitinde ayrıca gider olarak dikkate
alınmayacaktır.
Örnek
1: Gayrimenkul kiralama faaliyetiyle
iştigal eden kurumlar vergisi mükellefi (ELM) Ltd. Şti.
tarafından 26/3/2020 tarihinde aylık 7.500 TL bedel karşılığında bir
adet binek otomobil kiralanmıştır. Kiralama konusu binek otomobile ait katma
değer vergisinin o yıl için kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde
indirimi kabul edilmeyen tutara tekabül eden kısmı ((7.500 TL - 5.500 TL =
2.000) * 0,18 = 360 TL) Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca hesaplanan katma
değer vergisinden indirilemeyecektir. Aynı binek otomobilin kiralanmasına
ilişkin 2020 yılı için belirlenmiş aylık azami tutar olan 5.500 TL mükellef
tarafından kazancın tespitinde gider olarak dikkate alındığından, hesaplanan
katma değer vergisinden indirilemeyen 360 TL, kurum kazancının tespitinde
kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.
(4)
Banka ve sigorta şirketleri gibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmelerde
indirim konusu yapılamayan KDV dahil 5.500 TL’lik tutar, safi
kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.
Örnek
2: (A) Bankası tarafından 1/6/2020
tarihinde katma değer vergisi dahil aylık 6.490 TL (5.500 TL + %18
KDV 990 TL) bedel karşılığında bir adet binek otomobil kiralanmıştır. KDV
Kanununa göre bankaların Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler
hariç olmak üzere her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler
KDV’den istisna olduğundan, (A) Bankasının binek otomobilin kiralanmasına
ilişkin yapmış olduğu 6.490 TL kiralama giderinin 5.500 TL’si 2020 yılı için
banka tarafından safi kurum kazancın tespitinde gider olarak dikkate
alınabilecek, 990 TL kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.
(5)
Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin yapılan ödemeler
bu Tebliğin 13 üncü maddesi kapsamda değerlendirilmeyecek olup, söz konusu
ödemelerde aylık kiralama gideri kısıtlaması söz konusu olmayacaktır. 213
sayılı Kanunun mükerrer 290 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında
finansal kiralamanın tanımı yapılmış olup, aynı maddenin ikinci fıkrasının (1)
numaralı bendinde; kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu
iktisadî kıymetin kullanma hakkının anılan Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve
üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadî
kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye
ve amortismana tâbi tutulacağı, (4) numaralı bendinde; kiracı
tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin, borç anapara
ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılacağı ve ayrıştırma işleminin her bir
dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını
sağlayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kiracı
tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin borç anapara
ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir
dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı
tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle
yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin
maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate
alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla işletme
aktifine alınmış binek otomobiller için ödemelerin anapara ve faiz ödemesi
olarak ayrıştırılarak, faiz gideri ilk yıl “Haklar” hesabında izlenen binek
otomobilin maliyetine dâhil olunacak, sonraki yıllarda ise tercihen gider veya
maliyet olarak dikkate alınacaktır.
Örnek
3: (F)
Ltd. Şti.’nin faaliyet konusu tekstil ürünlerinin perakende ticareti
olup, adı geçen mükellef, (ABC) A.Ş. unvanlı finansal kiralama
şirketinden 2/1/2020 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi yoluyla
bir adet binek otomobil edinmiştir. Finansal kiralama sözleşmesine göre kira süresi
48 ay olup, aylık ödeme 9.182 TL’dir. Binek otomobillerin mülkiyeti kira süresi
sonunda kiracıya devredilecektir.
Buna
göre, (F) Ltd. Şti. tarafından finansal kiralama yoluyla edinilen binek
otomobil rayiç bedel ile kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı
üzerinden “Haklar” hesabında izlenecek olup, aylık ödenecek bedel olan 9.182
TL, borç anapara ödemesi ve faiz ödemesi olarak ayrıştırılarak 2020 yılına
ilişkin ödenen faiz giderleri binek otomobilin maliyetine dâhil
edilecektir. Sonraki yıllara ilişkin ödenen faiz giderleri ise mükellef
tarafından binek otomobilin maliyetine dâhil edilebileceği gibi tercihen
doğrudan gider olarak da dikkate alınabilecektir.
(6)
Kiralama giderlerine ilişkin aylık gider kısıtlamasının uygulanmasında, kira
ödemesine tekabül eden ayın içinde bulunduğu yıl için tespit olunan tutar
dikkate alınacaktır.
Örnek
4: Eczacılık faaliyetinden dolayı
ticari kazanç mükellefiyeti bulunan Bayan (B), 1/4/2020 tarihinde (Z)
Filo Kiralama A.Ş.’den bir adet araç kiralamıştır. Kiralama sözleşmesine göre
aracın aylık kiralama bedeli 6.000 TL olup, sözleşmenin süresi 2 yıldır ve
kiralama bedeli 1/4/2020 tarihinde mükellef tarafından peşin olarak
ödenmiştir.
Buna
göre Bayan (B), söz konusu araç için 2020 yılına tekabül eden aylık kiralama
bedelinin azami 5.500 TL’sini kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu
yapabilecektir. 2021 ve 2022 takvim yıllarına tekabül eden aylık kiralama
bedellerinin kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği azami
tutarların tespitinde o yıllar için yeniden belirlenen tutarlar dikkate
alınacaktır.
(7) 1/1/2020 tarihinden
önce başlayıp Kanunun yürürlük tarihinden sonrasını da kapsayan kiralamalarda,
yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden kira bedelleri gider kısıtlamasına
tabi olacaktır. Gider olarak dikkate alınabilecek azami kiralama bedelinin
tespitinde, kiralama döneminin tekabül ettiği yıl için belirlenen tutar dikkate
alınacaktır.
(8)
Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli
şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere,
binek otomobillerin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer
vergisi toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000 Türk
lirasına kadarlık kısmı ticari veya mesleki kazancın tespitinde gider
olarak dikkate alınabilecektir.
Örnek
5: Lokanta işletmeciliği faaliyeti
nedeniyle ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefi olan Bay (M), otomobil
bayi olan (DEF) A.Ş’den 1/9/2020 tarihinde vergisiz satış fiyatı
140.000 TL olan bir adet binek otomobil satın almıştır. Söz konusu otomobile
ilişkin hesaplanan özel tüketim vergisi 140.000 TL (140.000 x
%100), hesaplanan katma değer vergisi ise 50.400 TL (280.000 x
0,18)’dir.
Buna
göre Bay (M) tarafından binek otomobil için yüklenilen özel tüketim vergisi ve
katma değer vergisi tutarı toplamı 190.400 TL (140.000 + 50.400) olup, iktisaba
ilişkin yüklenilen özel tüketim vergisi ve katma değer vergilerinin işletme
kayıtlarında mükellef tarafından tercihen gider olarak gösterilmesi halinde,
ticari kazanç üzerinden gider olarak indirimi kabul edilecek azami tutar
140.000 TL olacak, 50.400 TL (190.400 – 140.000) ise kanunen kabul
edilmeyen gider olarak mükellefin ilgili dönem ticari kazancına dâhil
edilecektir.
(9)
Binek otomobillerin günlük şekilde kiralanmasında gider kısıtlaması, günlük
kiralama bedelinin hesaplanması suretiyle uygulanacaktır. Kiralama giderlerine
ilişkin günlük gider kısıtlamasının uygulanmasında, kiralamanın yapıldığı
tarihte gider olarak dikkate alınabilecek aylık azami kiralama giderinin o ayın
gün sayısına bölünmesiyle elde edilecek tutar dikkate alınacaktır.
Örnek
6: Meyve ve sebzelerin toptan
ticareti faaliyetiyle iştigal eden (EFG) Ltd. Şti. 13/4/2020
tarihinde bir adet binek otomobil kiralamıştır. Kiralama sözleşmesine göre
binek otomobilin günlük kiralama bedeli 250 TL olup, sözleşme süresi 10 gündür.
Binek
otomobil kiralaması günlük şekilde yapıldığından kiralama gideri kısıtlamasında
günlük bedel uygulanacak olup, günlük bedelin tespitinde ise o yıl için
belirlenen ve gider olarak dikkate alınabilecek azami kiralama bedelinin,
kiralamanın yapıldığı tarihteki ayın gün sayısına bölünmesiyle elde edilecek
tutar dikkate alınacaktır.
Mükellef
kurum tarafından kiralama Nisan ayı içinde yapıldığından, o yıl için belirlenen
ve kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecek aylık azami kiralama
gideri olan 5.500 TL, Nisan ayının gün sayısı olan 30’a bölünerek gider olarak
dikkate alınabilecek günlük azami kiralama bedeli bulunacaktır.
Buna
göre;
5.500
/ 30 = 183, 33 TL
|
(Kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu
yapılabilecek azami günlük kiralama bedeli)
183,33
X 10 = 1.833,33 TL
|
(On günlük kiralama için safi kazancın tespitinde
gider olarak dikkate alınabilecek azami tutar)
2.500
TL – 1.833,33 TL = 666,67 TL
|
(Mükellef kurum tarafından KKEG olarak dikkate
alınması gereken kiralama gideri)
Örnek
7: Avukatlık faaliyetinden dolayı
serbest meslek kazancı yönünden mükellefiyeti bulunan Bay (D) faaliyetinde
kullanmak üzere 1/6/2020 tarihinde aylık kira bedeli 6.000 TL olan
bir adet binek otomobili kiralamış ve bir yıllık kira bedeli olan 72.000 TL’yi
peşin ödemiştir.
Bay
(D), kiraladığı binek otomobili için ödediği aylık 6.000 TL’lik kira bedelinin
5.500 TL’sini serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan gider olarak
indirim konusu yapabilecek olup, bu tutarı aşan 500 TL’yi ise gider olarak
dikkate alamayacaktır.
Ayrıca,
Bay (D), kiraladığı binek otomobiline ilişkin bir yıllık kira bedelini peşin
olarak ödediğinden, söz konusu kira bedelinin indirim konusu yapılabilecek olan
(5.500x12=) 66.000 TL’sini 2020 yılı kazancının tespitinde indirim konusu
yapabilecektir.
Binek
otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler
MADDE
14 – (1) Faaliyetleri kısmen veya
tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi
olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin
giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın
tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.
(2) İşletmeye
veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan
binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas
itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç
olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır.
(3)
Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım,
yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.
(4)
Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama
yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi
bulunmamaktadır.
Örnek
8: Kozmetik ürünlerinin toptan
ticareti faaliyeti nedeniyle kurumlar vergisi mükellefi olan (EFG)
Ltd. Şti.’nin sahip olduğu binek otomobillere ilişkin 2020 hesap
döneminde yapmış olduğu giderler aşağıdaki gibi olup, giderlerin tümü bu yıl
için yapılmıştır.
Akaryakıt Gideri
|
6.300 TL
Sigorta Gideri
|
1.440 TL
Otopark Gideri
|
390 TL
Bakım/ Onarım Gideri
|
2.360 TL
Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti
|
670 TL
Motorlu Taşıtlar Vergisi
|
1.680 TL
Binek Otomobilin
İktisabına İlişkin Ödenen Kredi Faizi Giderleri
|
8.400 TL
Buna
göre, (EFG) Ltd. Şti.’nin sahip olduğu binek otomobiller için yapmış olduğu
harcamalara ilişkin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınabilecek azami tutarlar aşağıdaki gibi olacaktır:
Yapılan Giderin Türü
|
Toplam Harcama
(A)
|
Kazancın Tespitinde Gider Olarak Dikkate
Alınabilecek Azami Tutar
(A)x0,70
|
Kanunen Kabul Edilmeyen Gider
(A)x0,30
Akaryakıt Gideri
|
6.300 TL
|
4.410 TL
|
1.890 TL
Sigorta Gideri
|
1.440 TL
|
1.008 TL
|
432 TL
Otopark Gideri
|
390 TL
|
273 TL
|
117 TL
Bakım/ Onarım Gideri
|
2.360 TL
|
1.652 TL
|
708 TL
Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti
|
670 TL
|
469 TL
|
201 TL
Motorlu Taşıtlar Vergisi(*)
|
1.680 TL
|
-
|
1.680 TL
Binek Otomobilin
İktisabına İlişkin Ödenen Kredi Faizi Giderleri(**)
|
8.400 TL
|
5.880 TL
|
2.520 TL
*
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca, taşıt kiralama faaliyeti
ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç binek
otomobiller için ödenen vergiler gelir ve kurumlar vergilerinin matrahlarının
tespitinde gider olarak kabul edilmemektedir.
**
Önceki hesap dönemlerinde iktisap edilmiş binek otomobiller için 2020 hesap
dönemine isabet eden faiz giderleridir. Mükellef kurum tarafından bu kapsamda
yapılan faiz giderleri tercihen doğrudan gider yazılmıştır.
(5)
Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin, finansal
kiralama konusu binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi
izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin mükellefler tarafından tercihen
doğrudan gider olarak dikkate alınmak istenmesi halinde, bu giderlerin en fazla
%70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider
olarak indirim konusu yapılabilecektir.
Örnek
9: Sigortacılık faaliyetiyle iştigal
eden (T) A.Ş., 7/8/2020 tarihinde finansal kiralama yoluyla bir adet binek
otomobil edinmiştir. Finansal kiralama sözleşmesine göre mükellef tarafından
aylık ödenecek tutar 13.930 TL olup, sözleşme süresi 48 aydır. Sözleşme süresi
sonunda binek otomobilin mülkiyeti mükellef kuruma geçecektir.
Buna
göre, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobil için ödenen aylık
bedelin borç anapara ödemesi ve faiz ödemesi şeklinde ayrıştırılması gerekmekte
olup, 2020 hesap dönemine ilişkin yapılan faiz ödemeleri, “Haklar” hesabında
izlenen binek otomobilin maliyetine dahil olunacaktır. Mükellef
kurumun 2021 hesap dönemi başta olmak üzere izleyen hesap dönemlerine ilişkin
yapacağı faiz ödemelerini doğrudan gider olarak dikkate almak istemesi halinde
ise finansal kiralama kapsamındaki faiz giderlerinin %70’i kurum kazancının
tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.
(6) 1/1/2020 tarihinden
önce iktisap edilen veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin
Kanunun yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden giderlerin en fazla %70’i,
gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim
konusu yapılabilecektir.
Örnek
10: (F) A.Ş., aktifine kayıtlı
iki adet binek otomobiline 1/8/2019 tarihinde zorunlu trafik sigortası
yaptırmıştır. Sigorta poliçe bedeli 1.680 TL olup, poliçenin süresi bir yıldır.
Buna
göre, (F) A.Ş. tarafından sahip olunan binek otomobiller için yapılan sigorta
giderlerinin 2019 hesap dönemine tekabül eden kısmı olan ((1.680 TL / 12)x5) =
700 TL’nin tamamı söz konusu dönemde safi kazancın tespitinde gider olarak
indirim konusu yapılabilecektir. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
olan 1/1/2020 tarihinden sonrasına tekabül eden ve poliçenin
düzenlendiği tarihte “280- Gelecek Yıllara Ait Giderler Hesabında” izlenen
((1.680 TL / 12)x7) = 980 TL’nin azami %70’i (980 TL x0,70 = 686 TL), 2020
hesap dönemi için kurum kazancından gider olarak indirilebilecektir. Gider
olarak indirimi kabul edilmeyen tutar (980 TL – 686 TL = 294 TL) (F)
A.Ş.’nin kayıtlarında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate
İlgili Mevzuat ve Rehberler
- 311 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ — tüm maddeler
- Gelir Vergisi Kanunu
- Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
- Vergi Usul Kanunu
- Katma Değer Vergisi Kanunu
Bu maddeden çıkan soruları çözmek için
Paketleri İncele