Ana içeriğe geç

Vergi değerini tadil eden sebepler :

Vergi Usul Kanununun 63 üncü maddesine mütenazır olan 33 üncü madde, vergi değerinin hangi hallerde değişeceğini ve mükellefler için 23 üncü madde gereğince ara beyanname verme mükellefiyetinin doğacağını tahdidi olarak saymaktadır.

Gerek yeni vergi mükellefiyeti doğuran veya mevcut mükellefiyeti sona erdiren gerekse geçici vergi muafiyetinin uygulanmasını gerektiren veya uygulanmış bulunan muafiyeti düşüren konuları bünyesinde taşıyan söz konusu değişiklik sebeplerini teker teker açıklamakta fayda görülmektedir.

1° _ Yeni bina inşa edilmesi :

Bilindiği gibi, Medeni Kanunumuz binayı, üzerine inşa edildiği arsanın mütemmim cüzü kabul etmekte, ona müstakil bir gayrimenkul hüviyeti vermemektedir. Halbuki, Emlâk Vergisi Kanunu binaları, arsadan ayrı olarak vergi kapsamına almaktadır. Her ne kadar arsa değeri kaybolmamakta ise de inşa edilen bina değeri ile birleşmekte ve onun değerine müessir olan unsurlardan en esaslısı olmaktadır.

Bununla beraber, vergileme konusu değişmekte ve arsa yerine bina vergisi alınması söz konusu olmaktadır. İşte 33 üncü maddenin 1 no.lu fıkrası bu gerçeği yansıtmaktadır. Mevcut binalara ilâveler yapılması veya asansör ve kalorifer tesisleri konulması da yeni inşaat sayılmaktadır.

Bu hükme göre, yeni inşa edildiği takdirde, mükellefleri tarafından, Emlâk Vergisi Kanununun 23 üncü maddesi gereğince, yeniden beyanname verilecek ve aynı kanunun 9 uncu maddesine göre inşaatın bittiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren bina vergisi mükellefiyeti başlarken 19 uncu maddesi hükmüne göre de arsadan dolayı mevcut olan arazi vergisi mükellefiyeti aynı tarihten itibaren sona erecektir.

Binanın mesken olarak kullanılması ve kanunun 5 inci maddesinde yazılı diğer şartların yerine getirilmiş olması halinde aynı maddede söz konusu edilen geçici vergi muaflığından yaralandırılması tabiîdir.

Mevcut binalara ilâveler yapılması veya asansör veya kalorifer tesisleri konulması da aynı sonuçları doğurması bakımından yeni inşaat sayılmıştır. Bilindiği gibi, mevcut bir binaya bağımsız bölüm niteliğini haiz kat veya daire ilâve edilebileceği gibi, oda, hol v.s. gibi kullanış amaçlarını tamamlıyan yahut kolaylaştıran eklemeler de yapılabilir.

Her iki halde de, yukarıda zikredilen işlemler tekrarlanacak ancak, bina vergisi mükellefiyeti değer itibariyle artmakla beraber sona eren bir mükellefiyet söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, eklenen müstakil bölüm yahut tamamlayıcı değerler için geçici vergi muaflığından yararlanma da ortaya çıkabilecektir.

Fıkra metninde açıkça zikredilmemiş olmakla beraber mevcut binalara klima tesisleri konulmasının da, bina sıcaklığını daha modern bir şekilde sağlamaya yaradığından, aynı işlemin tekrarlanmasını gerektireceği şüphesizdir.

2° _ Binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harabolması :

Fıkrada sayılan sebepler sonucunda bina vergi değeri değişmekte yahut bina vergisi mükellefiyeti sona ererek arsadan dolayı arazi vergisi mükellefiyeti başlamaktadır. Binada mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılmasının da benzer sonuçlar doğurduğu kabul edilmektedir.

Bu sebeple, sayılan hallerde mükelleflerin yeniden beyanname vererek gayrimenkulün son durumundaki değere göre mükellefiyetlerini değiştirmeleri veya bina tamamen ortadan kalkmış, arsa kalmışsa ondan dolayı arazi vergisi mükellefiyetlerini tesis ettirmeleri gerekir.

3° _ Binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kaybedilmesi :

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 63 üncü maddesinin 5 nolu fıkrası hükmüne benzerlik gösteren bu fıkra hükmüne göre :

_ Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya,

_ Bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi,

hallerinde bina vergi değerinin değişeceği ve durumun 23 üncü madde gereğince bir beyanname ile ilgili vergi dairesine bildireceği kabul edilmektedir. Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi ayrı bir bina sayılacak ve değişiklik sebebi, yanlız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olacak, böyle bir değişiklik göstermeyen aynı apartmanın diğer daire vergi değerleri genel beyan yapıncaya kadar aynen kalacaktır.

Dikkat edilecek olursa, Vergi Usul Kanunundan ayrı olarak dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve san'at icrasına mahsus mahaller halinde bulunan binanın, bina apartman ise dairelerin kısmen ikamete mahsus mahaller haline kalbedilmesinin vergi değerini tadil eden sebeplerden sayılmadığı görülür. Bu sebeple zikredilen hallerde bina vergi değerinin değiştirilmesi söz konusu olmadığından mükelleflerce beyanda bulunulmasına da lüzum yoktur.

Öte yandan fıkrada, dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve san'at icrasına mahsus mahallerinden bir kısmının fabrika, imalâthane, resmi daire, dernek ve benzeri mahaller haline getirilmesi de kullanış tarzının kısmen değiştirilmesini tazammum edecek ve yukarıda belirtilen süreler içinde verilecek beyannamelere istinaden yeni vergi değerleri esas alınarak vergilendirilecektir.

Binanın ikamete mahsus mahallerin kısmen başka maksatlara tahsisi, müstakil hüviyet (bağımsız bölüm hüviyeti) verilmek suretiyle olabileceği gibi karmaşık kullanma tarzı ile de mümkündür. Bina veya dairenin bir kısmının diğer kısımlarla irtibatı kesilmek suretiyle icaret ve san'at icrasına mahsus mahal haline getirilmesinde gerek ikamete ayrılan gerekse bunun dışındaki maksada tahsis edilen kısımların vergi değerlerinde değişiklik olacağı tabiîdir. bu halde, beyan tarihindeki rayice göre her iki kısmın da mükellefiyetinin tesisi gerekir. Bu halde, mesken olarak kullanılan binanın yine mesken olarak kullanılan bir kısmı kalmakta ise de, kanunun 5 inci maddesi hükmü muvcehesinde, mevcut ise, geçici vergi muafiyetinin de sona erdirilmesi lâzım gelmektedir.

Mesken olarak kullanılan binanın irtibat kesilmeksizin aynı zamanda ticaret ve san'at icrasına mahsus mahaller haline getirilmesinde de vergi değeri, yukarıda işaret edildiği şekilde değişecek ve mevcut olduğu takdirde , geçici vergi muaflığı da aynı şekilde, düşecektir.

4° _ Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması :

33 üncü maddenin 4 no. lu fıkrasında gösterilen hallerin vukuu, arazinin hal ve heyetinde, dolayısiyle onun vergi değerinde değişiklik olarak kabul etmiştir.

Bu hükme göre :

_ Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi,

_ Fidanlı, ağaçlı, kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi,

_ Tarım yapılan bir arazinin tabiî bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi,

_ Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi,

_ Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi,

vergi değerinin yeniden beyan edilmesini ve vergi mükellefiyetinin bu beyana istinaden değiştirilmesini gerektirmektedir.

Bu hüküm, kanunun 12 ve 15 inci maddeleri ile organik bir bağlantı göstermektedir. Arazide sayılan değişikliklerin olup olmadığı bu maddeler uyarınca çıkarılacak «Yönetmelik» ve «Müşterek Tesbit» içerisinde belirtileceğinden burada tekrar edilmemiştir.

5° _ Arazinin bina mütemmimi durumundan çıkması veya bu duruma girmesi:

şehir imar plânlarına ve mahalli örfe göre, bina ile sınırlanmış veya aynı işte kullanılmak üzere tahsis edilmiş olsun olmasın arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi yahut bu halde iken mütemimlik durumundan çıkması mümkündür.

Ancak, bu durumun imar plânından doğmuş yahut mahalli örfe uygun bulunmuş olması gereklidir. Aksi takdirde bu birleşme veya ayırmanın mevcut olduğunu kabul etmeye imkân yoktur. Esasen imar plânına göre asgarî ifraz ölçüsünün şumulü dışında kalan arazi parçasının, bina ile sınırlanmış olsa bile, müstakil arsa olarak nazara alınması mantığa da uygundur.

Fıkra hükmüne göre, her iki halde de vergi değerinin yeniden beyan edilmesi ve vergilendirmenin bu beyan esas alınarak değiştirilmesi gerekmektedir.

6° _ Bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi:

Bina veya arazinin malikleri arasında taksim edilmesi mümkün olduğu gibi imar plânı, kullanış amacına yararlılığı dolayısiyle ifraz olunması da mümkündür. Taksim veya ifraza uğrayan bina ve arazinin, işlemin yapıldığı tarihe ve bina veya arazinin bütünlük durumuna göre, vergi değeri değişikliği göstereceği şüphesizdir. İşte 6 Nolu fıkra bu halleri tesbit ve tescil etmektedir.

Araziden bir kısmının istimlâk edilmesi, sonuçta bir ifrazı ifade ettiğinden bu halde de belirtilen işlemin tekrarlanması zorunludur.

Gerek Emlâk Vergisinin beyana müstenit olması ve gerekse emlâk değerlerinin süratle değişme eğilimini göstermesi bunların el değiştirmeleri halinde, el değiştirme tarihindeki rayiç bedel üzerinden vergilendirilmesi ve beyan ile mükellefin kolayca takip edilmesi zorunluluğunu doğurmuş ve mükellef değişmesi de vergi değerini değiştiren sebep olarak kabul edilmiştir.

Bu halde, kanunun 30 uncu maddesi gereğince, iktisap eden kişiden bildirim föyü ve bununla birlikte beyanname alınarak gittiği veya gideceği hesabın defter ve beyannameler üzerine işaretlenmesi ve devir ve temlikte bulunan mükellefe ait ilgili hesapların da ilişik kesme belgesine dayanılarak düzeltilmesi veya kapatılması gerekeceği tabiîdir.

7° _ Bina ve arazi parçaları veya hissellerinin birleştirilmesi :

Müteaddit arazi ve arsanın gerek imar plânı gerekse kullanmada sağlanacak fayda dolayısiyle tek bir arazi veya arsa haline getirilmesi vergi değerinde değişiklik doğuracağı gibi birden fazla hisseye bölünmüş bir binanın hisselerinin birleştirilmesi de aynı sonucu doğurur. Aynı zamanda verginin mükellefinde de kısmen veya tamamen değişiklik yaratır.

Bu sebeple, belirtilen halleri müteakip mükelleflerin beyanda bulunması ve bu duruma göre vergilemenin düzeltilmesi gerek vergi adaletine gerekse vergi tekniğine uygundur.

Maddenin son fıkrasına göre, kanunun 9 ve 19 uncu maddeleri hükümlerinin kısmen tekrarı olmakla beraber değişiklikler bunların vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından itibaren nazara alınacaktır.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele