Özel usulsüzlük cezaları ve kaçakçılık cezasının uygulanmıyacağı :
Gerek Emlâk Vergisi mükellefiyetine girişte gerekse vergi değerini değiştiren hallerin vukuunda ne zaman beyanname verileceği, bu sürelerde beyanda bulunulmazsa derhal idarece tarhiyat yapılmayarak bir müddet bekleneceği ve bu bekleme süresinde de beyanda bulunulmazsa mükellefin beyana davet edileceği ve nihayet hiç beyanda bulunulmadığı takdirde verginin idarece tarh olunmakla beraber mükellefin itiraz etmesi halinde yeniden beyana davet edilmiş sayılacağı yukarıda 23, 27 ve 32 nci maddeler dolayısiyle açıklanmış ve ilk bekleme süresinde beyanda bulunulursa vergi ziyaı olmayacağının kabul edildiği belirtilmişti.
Vergi alacağının zamanında elde edilmesine engel olan bu durumlar dolayısiyle mükellef hakkında uygulanacak özel usulsüzlük cezaları derpiş edilmiş ve bu kanun hükümleri mahfuz kalmak kaydiyle Vergi Usul Kanunu hükümlerinin de uygulanacağı belirtilmiştir.
Gerçekten, 34 üncü madde hükmüne göre beyannameler :
_ Birinci ek süre içinde verilmişse 100,_ TL.
_ İkinci ek süre ile ilgili tebliğ yapılmadan önce verilmişse 250,_TL.
_ İkinci ek süre ile ilgili tebliğ yapıldıktan sonra verilmişse 500,_ TL.
Özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
27 nci madde dolayısiyle de değinildiği gibi, birinci bekleme süresinde beyanda bulunulursa vergi ziyaı olmamış sayılacak ve sadece özel usulsüzlük cezasının kesilmesiyle yetinilecektir. Bu sürenin bitiminden sonra (tebliğ yapılmadan önce veya tebliğle verilen ikinci süre içinde) beyanname verilmesi ise hem 34 üncü maddeye göre özel usulsüzlük hem de vergi ziyanına sebebiyet verildiğinden kusur cezası kesilmesi gerekecektir. Ancak, bu halde, Vergi Usul Kanununun 336 ncı maddesi uyarınca, tek bir fiil ile hem kusur hem de usulsüzlük işlenmiş olduğundan, bunlara ait cezaların mukayese edilmesi ve miktar itibariyle ağır olanın kesilmesi lâzım gelir.
Kesilecek özel usul usulsüzlük cezasının her halde ödenmesi gereken verginin % 25 ini geçemiyeceği kabul edildiğinden, mukaveyesede kusur cezası ile maktu özel usulsüzlük cezasının veya bu miktardan az ise verginin %25 tutarının karşılaştırılması ve köylerde bulunan emlâk için bu uygulama yapıldığında usulsüzlük cezasının esasen %50 oranında kesileceğinin göz önünde tutulması icap eder.
Maddede, özel usulsüzlük cezaları maktu olarak belirtildikten sonra bunun ödenmesi gereken verginin %25 ini geçmiyeceği kabul edilmiş bulunmaktadır. Muaflık ve istisna dolayısiyle ödenmesi gereken vergi olmadığı takdirde maktu özel usulsüzlük cezasının aynen kesilmesi veya kusur cezası ile bu miktarın mukayese edilmesi tabiîdir.
Öte yandan, 35 inci madde hükmüne göre, Emlâk Vergisi tatbikatında, Vergi Usul Kanununun kaçakçılık cezası ile ilgili hükümlerinin uygulanmıyacağı öngörülmüştür.
Bu hüküm muvacehesinde, birinci ek süreden sonra tebliğ edilmek şartiyle verilen ikinci ek sürede de beyanname verilmemesi (ikinci ek sürede de beyanname verilmediği için idarece yapılan tarhiyata vaki itiraz tarihinden itibaren 15 gün içinde veya daha sonra beyanname verilmesi hiç beyanname verilmemiş hükmündedir.) halinde vergi ziyaı doğmuş sayılacak ve Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesi delâletiyle mükellefe, 349 uncu maddesi gereğince ziyaa uğrattıkları verginin yüzde 50 si tutarında kusur cezası kesilecektir.
Hemen işaret etmek lâzımdır ki, Vergi Usul Kanununun 350 nci maddesi, yürürlükten kaldırılmamış olmakla beraber, Emlâk Vergisi tahrire dayanan bir vergi olmadığından, burada söz konusu edilen cezanın bu vergi yönünden tatbik yeri kalmamıştır.
İlgili Mevzuat ve Rehberler
Bu maddeden çıkan soruları çözmek için
Paketleri İncele