Çeşitli hükümler :
a) Vergi Dairesinin yardımı :
36 ncı madde ile köylerdeki bina ve araziye ait olarak her 5 ve 10 yılda bir alınacak yazılı veya şifahi beyanların bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine yazılmasında, muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin kâfi yeteneğe sahip olmaması halinde muhtarlıklara personel bakımından yardımda bulunulması öngörülmüştür.
Yeteneğin kâfi gelmemesinden maksat okuma yazma noksanlığının bulunmasıdır. Köy kuruluşunda öğretmen mevcut ise personel bakımından yardımda bulunulmasına lüzum olmıyacaktır.
Öte yandan, beyanların tesbit zamanı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına inhisar ettirildiğine ve bu aylardan herhangi birisine işlem yapılması sonuçta bir fark doğurmadığına, buna mükabil beyan tesbitlerinin bu aylar içerisinde yapılıp bitirilmesi gerektiğine göre yardımın bir plâna bağlanarak yürütülmesi zorunludur.
Vali ve kaymakamlarca bu plânlamanın, beyan aylarından önce bağlı köylerden sorulmak suretiyle yapılması ve herhangi bir aksamaya meydan verilmeden yürütülmesi icap eder.
Yardım için vergi dairesi veya il ve ilçe kuruluşuna dahil diğer daire personelinden yararlanılabilir. Belediye hudutları dışına çıkacak bu personele Harcirah Kanunu hükümlerine göre harcirah verilmesi gerektiğinden gerek yardım gönderilecek köylerin tesbitinde gerekse görevlendirilecek personelin genç, enerjik ve kabiliyetli olanlar arasından seçilmesinde titiz davranılması gereklidir.
b) Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanması:
37 nci madde, bu kanun hükümleri mahfuz kalmak şartiyle Vergi Usul Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin bu kanun hakkında da uygulanacağını amirdir. Daha önce de temas edildiği gibi Emlâk Vergisi bünyesine uygun düşen bazı usulî hükümleri de beraberinde getirmiş olmakla beraber, Vergi Usul Kanununda aksine mevcut olan hükümler, bir müddet daha tatbik yeri bulacağından, yürürlükten kaldırılmamıştır.
Bu hükümle, Emlâk Vergisi Kanununda aksine bir hüküm olmadığı takdirde Vergi Usul Kanunu hükümlerinin Emlâk Vergisinde de tatbik edileceği kabul ve teyit edilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrası 31 inci maddede inceleme yetkisine sahip oldukları belirtilen memurların bu yetkilerinin hangi vergileri kapsadığını göstermektedir.
Vergi kanunlarının tatbikatında Vergi Usul Kanunu ile vergi inceleme yetkisini haiz olanlara tanınan bütün yetkiler Emlâk Vergisi tatbikatında bu memurlara da tanınmış olmakla beraber bu yetkinin, adı geçen memurlar da tanınmış olmakla beraber bu yetkinin, adı geçen memurlar yönünden, diğer vergi kanunlarının tatbikatına şumulü yoktur.
c) Vergi hasılâtından verilecek paylar:
20.07.1971 tarihli ve 1446 sayılı kanunla değişik 38 inci maddede, Emlâk Vergisi hasılâtından il özel idareleri ile belediyelere, bazı esas ve ölçüler dahlinde pay verilmesi derpiş olunmaktadır.
Bu maddeye göre emlâk vergisi hasılâtının:
_ % 45 i belediyelere,
_ % 35 i il özel idaresine,
ödenecek ancak, il özel idaresine ödenmek üzere ayrılan payın % 3 ü kesilerek köy idareleri sermaye payı olarak İller Bankasına verilecektir.
Mahalli idarelere ödenecek bu payların ayrılması ve gönderilmesi konusu "Devlet Muhasebesi Muamelât Yönetmeliği" ile "Vergi Dairelerinde Uygulanacak Geçici Esaslar"ında ayrıntılı şekilde açıklanmış olduğundan burada tekrar edilmemiştir. Ancak, şu hususu belirtmek lâzımdır ki emlâk vergisi bina, arazi ve arsa vergisi adı altında üç ayrı vergi gibi tarh ve tahsil edileceğinden sözü edilen ayırma ve gönderme işleminin üç yönlü olarak yapılması gerekeceği tabiîdir.
Ancak, emlâk verisi (bina, arazi, arsa) vergi dairesince, yetki alanı itibariyle uygulanacak ve bu faaliyet bölgesi içinde birden fazla belediye bulunabilecektir. Bu halde, saymanlık görev ve yetkisi bulunan vergi dairesince veya saymanlıkça, belediye payı olarak ayrılan miktar (bina, arazi, arsa) bu belediyeler arasında son nüfus sahımındaki nüfus miktarlarına göre yeniden bir ayırıma tabi tutularak dağıtılacaktır.
Vergi dairelerince ayrılacak payların her ayın sonu itibariyle hesaplanıp ertesi ayın sonuna kadar ilgili mahalli idare kuruluşlarına e İller Bankasına ödenmesi maddenin son fıkrası gereğidir.
d) Kesirler:
Kanunun 39 uncu maddesi, emlâk vergisinin hesaplanmasında 100 (yüz) kuruşa kadar olan vergi kesirlerinin atılmasını öngörmektedir.
Madde metni, diğer bazı vergilerimizde olduğu gibi hesaplamada yuvarlak rakamlara erişilmesini temin edecek ve bu amacı basit bir şekilde gerçekleştirecek açıklıktadır. Bu bakımdan örnek verilmesine de lüzum bulunmamaktadır.
e) Bina ve arazi vergilerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı:
Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanununun vergi alacağını doğuran olaya ve doğan vergi alacağının tahakkuk ettirilebilme süresine İLİŞKİN 19 ve 114 üncü maddeleri hükümlerinin Emlâk Vergisi Kanunu yönünden de aynen uygulanması halinde getirilen yeni sistem muvacehesinde, verginin bünyesine aykırı sonuçlarla karşılaşılması muhtemeldir.
İşte bu mahzurları önlemek bakımından, kanunun 40 ıncı maddesi ile, Veraset ve İntikal Vergisi tatbikatında olduğu gibi, bu verginin bünyesine uygun özel bir tahakkuk zamanaşımı süresi kabul edilmiştir. Bu madde hükmüne göre, emlâk vergisi uygulamasında tahakkuk zamanaşımı süresi, bina ve arazinin beyan edilmediğine vergi dairesince muttali olunduğu tarihi takip eden yılın başından itibaren başlıyacak ve Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinde sözü edilen 5 yıllık süre bu tarihten itibaren hesaplanacaktır.
Örneğin, 1972 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında beyan edilmemiş bir arazinin (bina veya arsa) varlığına idarece 1975 yılında (yoklama veya satış gibi işlemler dolayısiyle) muttali olunmuş ise 1972 ve müteakip bütçe yıllarına İLİŞKİN arazi (bina veya arsa) vergileri her yıl için ayrı ayrı hesaplanacak beş yıllık dönem içinde değil, ıttılha tarihini takip eden 1976 yılı başından itibaren geçecek beş yıllık devre içinde tarh ve tahakkuk ettirilebilecektir.
İlgili Mevzuat ve Rehberler
Bu maddeden çıkan soruları çözmek için
Paketleri İncele