Ana içeriğe geç

Birden Fazla Takvim Yılına Sirayet Eden İnşaat ve Onarma İşlerine Ait İstihkaklardan Tevkif Yoluyla Ödenen Vergilerin Nakten ve/veya Mahsuben İadesi :

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesine göre, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kâr veya zarar, işin bittiği yıl kati olarak tespit edilmekte ve tamamı o yılın geliri sayılarak vergilendirilmektedir.

Biten işlerle ilgili olarak bu şekilde yapılacak vergilendirmede, söz konusu işler nedeniyle alınan istihkaklardan tevkif yolu ile kesilen vergilerin, beyannname üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu sonucu arta kalan bir tutarın bulunması halinde; bu tutarın, Gelir Vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü maddesi hükümlerine göre mükelleflere red ve idesi gerekmektedir.

Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına giren birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri dolayısıyla alınan istihkak bedellerinden tevkif edilmiş bulunan vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilen gelire dahil kazançlar üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu neticesinde, mükellefe iadesi gereken bir verginin kalması halinde, bu vergi aşağıda açıklanan esaslara göre nakten ve/veya diğer vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle iade edilecektir.

a) Mahsuplar sonunda kalan ve tutarı 10.000.000 lira ve daha az olanların tamamı, teminat aranmaksızın ve inceleme yapılmaksızın iade edilecektir.

b) 10.000.000 lirayı aşan vergilerin ise 10.000.000 lirasının tamamı ile fazlasının % 30'u, teminat aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin red ve iade edilecektir. Arta kalan tutarın yarısının mükellefin talebi üzerine "süresiz ve şartsız banka teminat mektubu" karşılığında red ve iade edilmesi; diğer yarısının iadesinin ise inceleme raporu sonucuna göre yapılması gerekmektedir.

Bu bölümde sözü edilen teminat mektuplarının, paraya çevrilmeleri ile ilgili olarak hiç bir sınırlayıcı şart taşımamaları gerekmektedir.

ÖRNEK :

Münhasıran yıllara sari inşaat ve onarma işi ile iştigal eden mükellef (A)'nın, 1989 yılına ilişkin olarak 1990 yılı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, % 5 vergi tevkifatları toplamının mahsubundan sonra, arta kalan 50.000.000 liralık iade alacağı bulunmaktadır.

Bu mükellef, 50.000.000 liralık alacağının nakten iade edilmesini talep etmiştir.

Adı geçen mükellefin bu talebi ile ilgili olarak yapılacak işlemler aşağıdaki gibidir.

_ İade olunacak alacağın 10.000.000 liralık kısmı ve 10.000.000 lirayı aşan (50.000.000-10.000.000=) 40.000.000 liralık kısmının % 30'u olan (40.000.000 x % 30=) 12.000.000 liralık kısmı olmak üzere toplam olarak (10.000.000 + 12.000.000=) 22.000.000 lirası, banka teminat mektubu ve inceleme raporu aranmaksızın nakten iade edilecektir.

_ Alacağın 22.000.000 liralık kısımdan arta kalan (50.000.000-22.000.000=) 28.000.000 liralık kısmın yarısı olan (28.000.000/2 = ) 14.000.000 liralık kısım da, bu tutarda verilecek banka teminat mektubu karşılığı ve inceleme raporu beklenmeksizin nakten iade edilecektir.

_ Yukarıda belirtilen iade kısımlarından arta kalan l4.000.000 liralık kısmın iadesi ise, vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılacaktır. Bu kısmın iadesini sağlamak amacıyla banka teminat mektubu verilmiş olsa dahi, iade isteği, inceleme sonuçlanmadan yerine getirilmeyecektir.

Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum kazancı üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilen ve mahsuplar sonunda arta kalan tevkif yoluyla kesilen vergilerin, mükelleflerin kendilerinin diğer vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle iadesi de yapılacaktır.

Mahsuben iadelerde, nakten iadelerde olduğu gibi işlem yapılacaktır.

Öteyandan, mükelleflerin, mahsup taleplerinin hüküm ifade edebilmesi için, bu konuya ilişkin olan dilekçelerine; tevkif yoluyla kesilen vergilerin ilgili vergi dairesine yatırılmış olduğuna dair belge ile yukarıda belirtilen hadleri aşan kısımlar için banka teminat mektubunu eklemeleri gerekmektedir. Bu belgelerle birlikte yapılan mahsup talepleri, dilekçenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade edecek ve mahsup bu tarih itibariyle yapılmış sayılacaktır. Bu tarihten itibaren mükelleflerin iade olunacak alacaklarından mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmayacaktır.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele