Ana içeriğe geç

Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları.

Gelir Vergisi Kanununun 85'inci maddesinin 3946 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki ikinci fıkrasına göre, yukarıda sayılan iratların (adi komandit şirketlerde komanditerlerin kar payları hariç) yıllık beyanname ile beyanı ve beyannamede toplanması gerekmemekteydi. Anılan Kanunun 85, 86 ve 87'nci maddelerinde yapılan değişikliklerle, daha önce beyanı gerekmeyen bu menkul sermaye iratları için de beyanname verilmesi, belli şartlarla zorunlu hale getirilmiştir.

Adi komandit şirketlerin komanditer ortaklarının kar paylarının menkul sermaye iradı olarak beyanı, 3946 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerden önce de zorunluydu. Bu bakımdan, yapılan değişiklikler esas itibariyle kurumlardan alınan kar paylarının vergilendirilmesini etkilemektedir.

"Kurumlardan alınan kar payı" kavramı yukarıda sayılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 1, 2 (adi komandit şirketlerde komanditerlerin kar payları hariç) ve 3 numaralı bentlerinde belirtilen kar paylarını ifade etmektedir.

Aynı fıkranın 12'nci bendinde, faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabına ödenen kar payları da menkul sermaye iradı sayılmıştır. Söz konusu menkul sermaye iratları anılan bentte "kar payı" olarak sayılmakla beraber, bu iratlar bir alacak hakkına dayanmakta olduğundan vergi uygulaması bakımından faiz olarak kabul edilmekte ve faizlerin tabi olduğu hükümlere göre vergilendirilmektedir. Dolayısıyla, bunlar kurumlardan alınan kar payı kavramı içinde değerlendirilmeyecektir.

3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna eklenen bir bent ile mükerrer 75'inci maddede tanımlanan "vergi alacağı" menkul sermaye iradı sayılmış ve 85, 86 ve 87'nci maddelerde yapılan değişikliklerle kurumlardan alınan kar paylarının bir unsuru olarak, kar paylarının tabi olduğu esaslar çerçevesinde beyan edilmesi ve vergilendirilmesi öngörülmüştür. Vergi alacağına ilişkin ayrıntılı açıklamalar Tebliğin II'nci bölümünde yapılmıştır.

3. Kurumlardan Bedelsiz Alınan iştirak Hisseleri ve Hisse Senetleri :

Bilindiği üzere, kurumlar tarafından iç kaynaklar kullanılmak suretiyle sermaye artırımına gidildiği durumda, artırılan sermayeyi temsil etmek üzere ortaklara bedelsiz iştirak hisseleri veya hisse senetleri verilmektedir.

Bedelsiz iştirak hissesi veya hisse senedi verilmesine neden olan sermaye artırımları kurumların iç kaynaklarını oluşturan sermaye yedekleri veya kar yedeklerinden karşılanmaktadır. Genel olarak kar yedekleri, yasal, statü ve olağanüstü yedekler ile yedek niteliğindeki karşılıklar ve özel fonlar gibi işletme faaliyetleri sonucu elde edilen karların dağıtılmamış kısmını ifade eder. Sermaye yedekleri ise hisse senedi ihraç primleri, iptal edilen ortaklık payları, iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesi veya maliyet artışına konu edilmesi sonucu oluşan fonlardan meydana gelir.

Dönem karından ayrılan yedeklerin herhangi bir yılda sermayeye ilave edilmesi, ortaklara fiilen dağıtılan kar payları ile kurumun sermaye artırımına iştirak edilmesi aynı mahiyettedir. Her iki halde de ortaklar, kurum bünyesinde oluşan karlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanına sahip olmaktadır. Dolayısıyla, kar yedeklerinden karşılanan sermaye artırımları sonucunda ortaklarca bedelsiz iştirak hissesi veya hisse senedi iktisabı, kurum açısından kar dağıtımı ve ortaklar açısından kar payı hükmündedir.

Bununla birlikte, Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 23/a maddesi uyarınca gayrimenkullerin ve iştirak hisselerinin satışından ve üretim tesislerinin yeni kurulan bir şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve sermayeye ilavesi şartıyla vergilendirilmeyecek kazanç, esas itibariyle kar yedeği mahiyetinde olmakla birlikte, sözkonusu maddenin üçüncü fıkrasında, bu kazançların sermayeye ilavesinin kar dağıtımı sayılmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, anılan kazançların sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklara verilecek bedelsiz iştirak hisseleri veya hisse senetleri kar payı kabul edilmeyecektir.

Sermaye yedekleri ile sermaye artırımında bulunulduğu durumda ise sermaye yedeklerinin mahiyeti icabı bir kar dağıtımı söz konusu değildir. Zira, sermaye yedekleri kurumun vergiye tabi karından ayrılan bir unsur olmayıp, çeşitli değerleme farklılıkları nedeniyle sermayede meydana gelen kayıpları karşılamak üzere kayden oluşturulan fonları ifade etmektedir. Bunların sermayeye ilavesi ile sermayede reel anlamda bir artış meydana gelmemektedir.

Buna göre, mevzuatımız çerçevesinde sermaye yedeği olarak nitelendirilen ve sermayeye ilavesi kar dağıtımı; sermayeye ilave nedeniyle ortaklara bedelsiz iştirak hissesi veya hisse senedi verilmesi kar payı sayılmayan haller şunlardır:

_ Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesi nedeniyle oluşan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi;

_ İştirak hisselerinin, gayrimenkullerin ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışında, maliyet bedellerinin artırılması sonucu oluşan maliyet artış fonunun sermayeye ilavesi;

_ Kesilip satılmak. üzere ağaç yetiştiriciliğinde aktifleştirilen giderlerin yeniden değerleme oranında artırılması sonucu oluşan gider artış fonunun sermayeye ilavesi;

_ Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançların sermayeye ilavesi.

Olağanüstü kar yedekleri, önceki yıl karları ve son yıl karı gibi adlarla belirtilen kar yedeklerinin sermayeye eklenmesi nedeniyle ortaklarca iktisap edilen iştirak hisseleri mukayyet değerleriyle, hisse senetleri ise itibari değerleriyle ortakların kar payını oluşturacaktır. Bu kar payları kurumlardan elde edilen kar paylarının tabi olduğu ve bu Tebliğde açıklanan genel esaslar çerçevesinde vergilendirilecektir. Sözkonusu bedelsiz hisse senetlerine ilişkin olarak, yine bu Tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde ayrıca vergi alacağı hesaplanacağı tabiidir.

Bilindiği üzere, kurumlarca sernıaye artırımında bulunulduğunda, bu artırımın kaynaklarının ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Kurumlar sermaye artırımı nedeniyle ortaklarına bedelsiz iştirak hissesi veya hisse senedi verdikleri sırada, sermaye artırımının kaynaklarını yazılı olarak ortaklarına bildireceklerdir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisse senetleri ile ilgili olarak bu mecburiyet, bedelsiz hisse senedi iktisabına aracılık eden borsa aracı kurumları vasıtasıyla yerine getirilecektir.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele