Ana içeriğe geç

Temyiz Komisyonuna ibraz olunup karara müessir olan evrakta bir sahtelik vukubulmuş olması :

Bilindiği üzere, Temyiz Komisyonu incelemelerini vesikalar üzerinde yapar. Bu itibarla komisyonun incelediği belgelerin sahte olması ve bu sahteliğin sonuçlara müessir olması daima mümkün bulunmaktadır. İşte sonradan sahte olduğu tespit edilen bir belgeye dayanılarak ittihaz edilen Temyiz Komisyonu kararlarının tashihinin istenmesi mümkündür.

Temyiz Komisyonunun belli bir kararı üzerine bir defadan fazla tashih isteğinde bulunulamaz. Tashih isteği üzerine Temyiz Komisyonunca, ittihaz edilen karar bu isteğin ister kabulüne, ister reddine dair olsun bu karar üzerine tekrar tashih isteğinde bulunulamaz. Şu kadar ki, taraflardan biri karar tashihi isteğinde bulunduğu takdirde, bu isteğe ait dilekçenin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde tashih talebinde bulunulur veya gerekli savunma yapılır. Tashihi karar dilekçeleri Temyiz Komisyonuna V. U. K. nun 394 ve 395 inci maddelerindeki esaslar dairesinde verilir.

Kararların Tavzihi : (V. U. K. Md. 405)

Maksat :

Kararların tavzihinden maksat, İtiraz veya Temyiz Komisyonu kararının esas hükümlerinin düzeltilmesi, bozulması, tasdiki veya bir hatanın islâh edilmesi değil, mezkûr merciler kararlarında görülen kapalı ve birbirine aykırı fıkraların aydınlatılmasıdır.

Mahiyeti :

Temyiz Komisyonlarınca verilen kararlar müphem olur veya birbirine uymayan fıkraları ihtiva ederse gerek mükellef ve gerekse ilgili vergi dairesi müdürlüğü veya mal müdürlüğü tarafından kararın tebliği tarihinden itbaren 15 gün içinde müphemiyetin açıklanmasını veya tenakuzun giderilmesi kararı veren komisyondan istenebileceği gibi İtiraz ve Temyiz Komisyonları kararlarına göre vergi dairesince hesaplanan vergi miktarında vergi miktarında yanlışlık bulunduğu mükellef tarafından iddia olunursa bu vergi miktarının mükellefe bildirilmesinden başlıyarak 15 gün içinde, mükellef, kararın verildiği komisyondan yanlışlığın düzeltilmesini isteyebilir.

Meselâ, Temyiz Komisyonu kararında İtiraz Komisyonu kararının tarih veya numarasının veya tarhiyatın alâkalı bulunduğu hesap döneminin yanlış yazılması, Temyiz Komisyonu kararının hüküm kısmı tasdik hükmünde olduğu halde netice kısmında bozulmasına karar verilmesi gibi hallerde, bahis konusu kararların düzelttirilmesi ve tavzihi istenebilir.

İtiraz ve Temyiz Komisyonu kararlarına göre vergi dairelerince hesaplanan vergi miktarında yanlışlık olduğu mükellef tarafından iddia edilirse vergi ihbarnamelerinin mükellefe tebliğ tarihinden başlıyarak 15 gün içinde, mükellef, kararının verildiği komisyondan yanlışlığın düzeltilmesini isteyebilir.

Tavzih isteğinin şekli :

Tavzih isteği; kararı veren komisyona iki nüsha olarak verilecek dilekçelerle yapılır. Komisyonlar, dilekçenin bir nüshasını diğer tarafa tebliğ ettirerek, yazılı cevap vermesi için münasip bir mühlet belli eder. Cevap da iki nüsha olarak verilir. Bunun bir nüshası tavzih isteğinde bulunan

Belli edilen süre içinde cevap verilmemiş olsa bile komisyonlar vesikalar üzerinde inceleme yaparak kararlarını verirler. Gereken hallerde komisyonlar, tarafların dinlenilmelerini temin için davetlerine karar verebilir tarafa tebliğ edilir.

Komisyonlarca hükmün tavzihinin veya tenakuzun kaldırılmasının lâzım geldiğine karar verilirse gereken şekilde hüküm tavzih edilir ve tenakuz kaldırılır.

Tarafların adları ve sıfatları ve iddialarının sonuçlarına ait hatalar ve esas karardaki hesap hataları kendilerinin dinlenilmesinden sonra komisyon tarafından tashih olunur. Tashih edilen cihetler komisyonca kararın altına yazılır.

İtiraz ve Temyiz Komisyonlarınca ittihaz, edilen tavzih kararlarının re'sen ve asıl karardan, ayrı olarak temyiz edilmesi caiz değildir.

Ancak, tavzih kararı yeni bir durum ihdas ediyorsa ayrı olarak temyiz yoluna gidebilir dâva açılabilir.

İtiraz ve Temyiz Komisyonlarında incelemenin iadesi: .. (V.U.K. Md. 407).

İadenin mahiyeti:

İtiraz incelemelerinin iadesi olağanüstü bir kanun yoludur. Bu yol kaza mercilerinden kesin olarak çıkan veya kesinleşen kararların, Vergi Usul Kanununda belli edilen sebeplerin bulunması halinde, aynı kaza mercilerinde yeniden incelenmesini ve değiştirilmesini ifade eder. Asıl olan bir kaza mercii kararının sür'atle icrasıdır. Ancak, kesin bir kararda yanlış veya kanuna aykırı cihetler bulunabilir. Fakat her hangi bir kararda, tekrar gözden geçirmeği gerektiren ağır bir hal varsa bunun yerine getirilmesi adalete uygun olur.

İtiraz incelemelerinin iadesi kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan kararlar hakkında istenebilir. Bu duruma göre Vergiler Temyiz Komisyonunun nihaî mahiyetteki kararlariyle, İtiraz Komisyonlarından çıkan ve temyiz edilmesi kabil olmıyan veya temyiz süresinin geçmesi sebebiyle kesinleşmiş bulunan kararlar üzerine incelemenin iadesi istenebilir. Ancak vergi ihtilâflarında Temyiz Komisyonundan sonra son bir merci olarak Danıştay'da dâva açma imkânı verilir. Bu itibarla, Temyiz Komisyonu kararının tebliğinden itibaren, Danıştay'a başvurma süresi içinde bir iade sebebi çıkarsa incelemelerin iadesi istenmeyip, Danıştay'da dâva açılır.

İncelemelerin İadesi Sebepleri : (V. U. K. Md. 407)

İncelemelerin iadesinin istenebilmesi için Vergi Usul Kanununda sayılmış bulunan sebepler aşağıda gösterilmiştir. Bu sebepler dışında herhangi bir sebeple iade istenemez.

1. Vergi ihtilâfına bakıldığı sırada mücbir sebepten veya lehine karar verilenin fiilinden dolayı elde edilemiyen ve karara müessir olan bir vesikanın veya defterin karar verildikten sonra ele geçirilmiş olması,

Gerçekten incelenmek üzere Komisyonlarca istenen defterler ve belgeler, mükellef veya sorumlunun elinde olmayan sebeplerle ibraz edilemiyebilir. Mücbir sebebe rağmen mükellef veya sorumlu aleyhine verilmiş olan kararın kesinleşmesinden sonra defterler ve belgeler bulunduğu takdirde ibraz edememe bakımından mücbir sebep ileri sürülerek kararı veren Komisyon nezdinde incelemelerin iadesi istenebilir. Öteyandan dâvaya müessir olacak karakterde bir vesikanın veya defterin inceleme ve araştırma safhasında, bilâhare lehine karar verilen tarafın kendi fiilinden dolayı elde edilmesi mümkün olmaz ve karar verildikten sonra ele geçirilmiş bulunursa yine incelemenin iadesine başvurulabilir.

Sonradan bulunup komisyona ibraz edilen defter ve belge karara tesir edecek kuvvet ve mahiyette olmalıdır. Diğer taraftan iade isteğine esas olan defter ve belgenin Komisyon kararının verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması şarttır. Karardan önce ele geçirilmiş bulunan belge ve defterler komisyona ibraz edilmemiş ise hükümden sonra bu defter ve belgelere dayanılarak incelemenin iadesi isteğinde bulunulamaz.

2. Karara müessir olan belge veya defterlerin sahteliğine hükmolunmuş veya sahte oldukları bir mahkeme veya resmî bir makam nezdinde ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm komisyon kararından evvel verilmiş olmakla beraber incelemelerin iadesi isteğinde bulunan tarafın karar esnasında bundan haberi bulunmamış olması.

Burada tespit olunan esaslara göre; defterler ve belgeler sahteliğinden dolayı itiraz incelemelerinin iade edilebilmesi için defterler ve belgelerin komisyonlarca verilen kararlara müessir olmuş ve esas tutulmuş bulunması şarttır. Sahtelik, incelemelerin iadesi istenilen karardan sonra, mahkeme kararı ile sabit olmalı veya bir mahkeme veya resmî bir makam önünde bu husus ikrar olunmalıdır. İncelemesinin iadesi istenen kararın verilmesinden önce, sahteliği hükmen sabit olan belgelere dayanılarak, iade istenemez. Ancak, sahtelik hakkındaki hüküm daha evvel olmakla beraber karar esnasında bundan haberdar olunmaması halinde bu yola gidilebilir. Komisyon kararına esas .olan bir ilâm hükmünün veya diğer bir kararın kaldırılması veya bozulması ve bunun da kesinleşmiş olması incelemelerin iadesi imkânını verir.

3. Vergi ihtilâfına bakılırken dayanılan bir ilâm hükmünün veya diğer bir kararın kaldırılması veya bozulması ve bunun da kesinleşmiş olması.

Komisyon kararına esas olan başka bir komisyon veya kaza merciinde karar kaldırılmış veya bozulmuş olabilir. Bu şekilde kaldırılan veya bozulan karar kesinleşmiş olduğu takdirde incelenmesinin iadesi istenen kararın da dayanağı kalmamış olacaktır.

4. Vergi ihtilâfına bakıldığı sırada kullanılan bilirkişilerin kasden yanlış rapor verdiklerinin hükmen sabit olması.

Bilindiği üzere komisyonlar incelemelerini derinleştirir ve incelenen konu üzerinde özel bilgi sahibi olan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlardan da faydalanırlar. Türlü sebeplerle bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar kasden yanlış verildiği, karar kesinleştikten sonra anlaşılırsa; bu kararın iade yoliyle yeniden incelenmesi istenebilir. Şu varki, incelenmesinin iadesi istenen karar münhasıran bilirkişiler tarafından verilen raporlara dayanmıyorda başkaca rapor ve belgelerden de faydalanılmış bulunuyorsa yalnız başına karara müessir olmıyan söz konusu raporun yanlış olduğu ileri sürülerek incelemenin iadesi istenemez.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele