Ana içeriğe geç

Kurumlar Vergisi Mükellefleri Tarafından Yapılacak Yeniden Değerleme :

Bilanço esasına göre defter tutan Kurumlar Vergisi mükellefleri, bilançolarında kayıtlı iktisadi kıymetleri ve birikmiş amortismanlarını yeniden değerlemeleri halinde, değerleme sonucu doğan değer artışını, diledikleri takdirde, değer artış fonu hesabında tutabilecekleri gibi sermayelerine de ilave edebileceklerdir. Bu şekilde sermayeye eklenen değer artışları işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilecektir. Böylece sermayeye eklenen değer artışlarının Gelir Vergisi Kanunu gereğince vergilendirilmemeside sağlanmış olmaktadır. Zira kurum kazancının tespitinde dönem sonu ve dönem başı öz sermayeleri arasındaki farktan işletmeye ilave edilen kıymetler indirilmekte, işletmeden çekilen kıymetler ise eklenmektedir.

Yeniden değerleme sonucu ortaya çıkan ve bilançoda özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk Ticaret Kanununun 422 nci maddesinin uygulanmasında ödenmiş sermaye gibi işleme tabi tutulacaktır. Türk Ticaret Kanununun 422 nci maddesi, anonim şirketlerin tahvil ihracında esas alınacak sermaye miktarını göstermektedir. Bu madde, anonim şirketlerin çıkaracakları tahviller, esas sermayenin ödenen ve tasdik olunmuş son bilançoya göre mevcudiyeti anlaşılan miktarını aşamaz hükmünü ihtiva etmektedir. Bu durumda anonim şirketler, ihraç edecekleri tahvil miktarının tespitinde esas aldıkları ödenmiş sermayelerinin tasdikli son bilançolarına göre mevcudiyeti anlaşılan miktarına, değer artışı fonu hesabında tutulan değer artışına da ilave edebileceklerdir.

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerini 1952 hesap dönemi sonu itibariyle, 31.12.1983 tarihine kadar yeniden değerlemeye tabi tutan Kurumlar Vergisi mükellefleri, 1983 takvim yılı veya 1983 özel hesap döneminde iktisadi kıymetlerin yeni değerleri üzerinden amortisman ayırabileceklerdir.

Yeniden değerlemeye tabi tutulan gayrimenkullerin yeni değerleri üzerinden değil, yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden ve bakiye itfa süresi içinde amortisman ayrılmasına devam edilecektir. Ancak, gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı mahiyetinde olup müstakilen amortismana tabi tutulan iktisadi kıymetler ise yeni değerleri üzerinden amorti edilecektir.

Verilen örnekte.yeniden değerlemeden sonraki kıymeti 6.000.000.liraya ulaşan iktisadi kıymetin amortismana tabi tutulacak bakiye değeri 1.500.000,- liraya eşit olmaktadır. Bu iktisadi kıymetin bakiye amortisman süresi de bir yıl olduğundan 1983 hesap döneminde iktisadi kıymetin bakiye değerinin tamamının amortisman olarak ayrılması gerekmektedir. Ancak, bu iktisadi kıymetin gayrimenkul olması hâlinde yeniden değerlemeden önceki kıymeti üzerinden amortisman ayrılması gerekecektir.

Kurumlar, iktisadi kıymetlerin yeni değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam ederken, Vergi Usul Kanununun mükerrer 320 nci maddesini gözönünde tutacaklardır. Buna göre, bir iktisadi değer üzerinden başlangıçta normal amortisman usulüne göre amortisman ayırmaya başlamışlar ise, bu usulden dönemiyeceklerdir. Ancak, azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayırmaya başladıktan sonra normal amortisman usulüne geçilmesi mümkündür.

Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesine göre, imal edilen emtianın maliyet bedeline genel imal giderlerinden mamule düşen hissenin de dahil edimesi gerekmektedir. Genel imal giderleri içerisinde ise, muharrik kuvvet elde etmek için yapılan giderler, yakıt giderleri, işletmenin üretime katılan kısımlarının aydınlatma, ısıtma, bakım, onarım ve amortismanlar gibi giderleri yer almaktadır. Bu durumda, yeniden değerlenen iktisadi kıymetlerin yeni değerleri üzerinden ayrılan amortismanlar da, genel imal giderleri meyanında imal edilen emtianın maliyet bedeline dahil edilecektir. Ayrıca, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 15 inci maddesi gereğince, emsal satış bedelinin tayininde genel idare giderlerinden mamule düşen hissenin maliyete katılması mecburiyeti bulunmaktadır.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele