Ana içeriğe geç

Mülkiyet paylarına göre tahsis

Bir iş yerine tahsisat yapıldıktan sonra kalan finansal muhasebe net kazanç veya zarar tutarı, bağlı işletme niteliğindeki sahiplerin bu kazanç üzerindeki mülkiyet paylarıyla orantılı olarak tahsis edilir.

Örnek 1:Bir vergi şeffaf işletmenin mülkiyet paylarının %40’ı bu işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olmayan bir bağlı işletme niteliğindeki sahip tarafından elde tutulurken, kalan %60’ı o ülkede yerleşik iki bağlı işletme niteliğindeki sahip tarafından eşit olarak elde tutulmaktadır. Vergi şeffaf işletmenin bulunduğu ülkede sahip olduğu bir ofis, yürürlükteki vergi mevzuatı uyarınca, o ülkede yerleşik olmayan bağlı işletme niteliğindeki sahip bakımından bir iş yeri olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, vergi şeffaf işletmenin kazancının %40’ı bu iş yerine tahsis edilir. Kazancın kalan %60’lık kısmı ise vergi şeffaf işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olan bağlı işletme niteliğindeki sahiplere eşit olarak tahsis edilir. Şeffaf işletmeler açısından ek 5 inci maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında bir kâr veya zarar tahsisatı söz konusu olduğunda, öz sermaye paylarına bağlı kazanç veya kârlar üzerindeki haklar ile bu haklara ilişkin anlaşmalar veya sözleşmeler kapsamındakiler dâhil mülkiyet payları dikkate alınır. Ancak, bağlı işletme sahibinin bulunduğu ülkedeki mali saydamlık kuralları uyarınca bu sahibe tahsis edilen kârlar ile bu işletme sahibinin öz sermaye paylarına bağlı olarak hak kazandığı kârlar arasında bir uyumsuzluk olması durumunda, şeffaf işletme ile bu işletmenin bağlı işletme niteliğindeki sahibi arasında yapılacak tahsisata ilişkin olarak ilgili ülkenin yerel vergi mevzuatı dikkate alınır.

Örnek 2: (A) ülkesinde bulunan (A) işletmesi, (B) ülkesinin yerel vergi mevzuatı uyarınca bir şeffaf işletme olarak kabul edilen (B) işletmesinin öz sermaye paylarının %60’ına sahiptir. (A) işletmesi ve (B) işletmesi aynı çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmeleri olup (B) işletmesinin öz sermaye paylarının kalan %40’ı çok uluslu işletme grubunun üyesi olmayan üçüncü kişilere aittir. (A) işletmesinin diğer öz sermaye payı sahipleriyle yaptığı bir anlaşma kapsamında bu işletme, kuruluşundan itibaren beş yıllık bir süre boyunca (B) işletmesinin kârlarının %60’ı yerine %70’ini alma hakkına sahiptir. (A) ülkesi, (B) işletmesini mali açıdan saydam bir işletme olarak değerlendirmektedir. Ancak (A) işletmesi ile geri kalan öz sermaye payı sahipleri arasında yapılan anlaşmanın (A) ülkesinde kabul edilmemesi nedeniyle, (A) işletmesine (B) işletmesinin kârları üzerinde %10 oranında ilave bir hak tanınamaz. Bu durumda, (A) ülkesinin yerel vergi mevzuatı uyarınca, (A) işletmesi söz konusu beş yıllık dönem boyunca (B) işletmesinin kârlarının %60’ını elde etmiş sayılır.

Ancak, küresel ATV hesaplamaları kapsamında (A) işletmesi, anılan anlaşmanın beş yıllık dönemi süresince (B) işletmesinin mülkiyet paylarının %70’ine sahip olur. (B) işletmesinin finansal net kazancı, grup işletmesi olmayan sahiplere tahsis edilen %30 oranındaki mülkiyet payı tutarında azaltılır. Finansal net kazancın kalan %70 oranındaki kısmı (A) işletmesine tahsis edilir. Çünkü (A) ülkesi, (B) işletmesinin mali açıdan saydam bir işletme olduğunu ve (B) işletmesinin tüm kârlarının, işletme sahipleri tarafından ((A) işletmesi dâhil) elde edildiğini kabul etmektedir. (A) ülkesinin, (A) işletmesi ile diğer öz sermaye payı sahipleri arasında (A) işletmesine ilave %10 oranında bir hak tanınmasına ilişkin yapılan anlaşmayı tanıyıp tanımaması, (B) işletmesinin söz konusu ülke tarafından tamamen vergi şeffaf bir işletme olarak değerlendirilmesi koşuluyla, bu kapsamda yapılacak tahsisat kurallarını etkilemez.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele