Ana içeriğe geç

Bölünme

Ek 11 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında bölünme; tek bir grubun üyesi olan grup işletmelerinin iki veya daha fazla ayrı gruba ayrılması ve aynı nihai ana işletme tarafından konsolide edilmemesi işlemini ifade eder.

ATV’ye tabi bir çok uluslu işletme grubunun iki veya daha fazla gruba bölünmesi durumunda; bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin gerçekleştiği tarihten sonra sona eren ilk hesap döneminde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması halinde, söz konusu grup veya grupların konsolide hasılat sınırını aştığı kabul edilir. Öte yandan, bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin gerçekleştiği tarihten sonra sona eren ikinci ila dördüncü hesap dönemlerinin en az ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması durumunda da söz konusu grup veya grupların yine konsolide hasılat sınırını aştığı kabul edilir.

Bölünme sonrasında oluşan işletmelerin “grup” olarak nitelendirilebilmesi için bu toplulukların grup tanımını karşılamaları ve kendilerine ait konsolide finansal tablolara sahip olmaları gerekir. Bu kapsamda, tek bir bağlı işletmenin elden çıkarılması ve elden çıkarılan söz konusu işletmenin bir grup oluşturmaması durumunda bölünme meydana gelmez. Elden çıkarılan bağlı işletmenin başka bir ülkede bir iş yerinin bulunması durumunda, söz konusu işletme ve iş yeri bir grup olarak değerlendirilir ve bölünme kurallarının uygulanması bakımından yeni bir grup oluştuğu kabul edilir. Bir çok uluslu işletme grubunun bir veya daha fazla bağlı işletmeyi elden çıkarması ancak bu işletmelerin başka bir grup tarafından devralınması durumunda bölünme söz konusu olmaz.

ATV kapsamında olan bir çok uluslu işletme grubunun bölünmesi sonucu oluşan her bir grup, bu grupların bölünmenin gerçekleştiği tarihten sonra sona eren hesap döneminde konsolide hasılat sınırını karşılamaları koşuluyla, ATV’ye tabi olmaya devam eder. Bu kural, bölünme sonrası oluşan söz konusu grupların o hesap döneminde ek 1 inci maddenin birinci fıkrasının gerekliliklerini karşılamaması durumunda da geçerlidir. Örneğin, hesap dönemi takvim yılı olan (A) grubunun nihai ana işletmesi, birinci hesap döneminin 30 Haziran tarihinde, (B) alt grubunun paylarının tamamını pay sahiplerine dağıtmıştır. Bir bölünme olarak değerlendirilen bu pay dağıtımı sonucunda (B) grubu oluşmuştur. (A) grubunun birinci hesap dönemi 31 Aralık tarihinde sona ermektedir. Bu durumda, (A) grubu için konsolide hasılat sınırının karşılanıp karşılanmadığının tespiti amacıyla, grubun bölünmeden sonra sona eren, hasılatının raporlandığı birinci hesap dönemindeki konsolide hasılatı değerlendirilir. Aynı zamanda, yeni oluşan (B) grubu için de bölünmeden sonra sona eren, hasılatının raporlandığı ilk hesap döneminde, konsolide hasılat sınırının karşılanıp karşılanmadığı değerlendirilir. Dolayısıyla, (B) grubunun hesap dönemi olarak takvim yılını tercih etmesi durumunda, söz konusu değerlendirmenin bu grubun bölünmeden sonra sona eren, hasılatın raporlandığı ilk hesap dönemi olan ve 31 Aralık tarihinde sona eren birinci hesap dönemi için yapılması gerekir. (B) grubu için hasılatın raporlandığı birinci hesap döneminin (1 Temmuz - 31 Aralık) on iki aydan farklı kıst dönem olması nedeniyle konsolide hasılat bir yıla iblağ edilerek hesaplanır.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele