Ana içeriğe geç

Yatırım ve sigorta yatırım işletmelerinin vergi şeffaf işletme olarak değerlendirilmesi

Ek 12 nci maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca, mezkûr maddenin sekizinci fıkrasına alternatif olarak, bağlı işletme konumunda olan bir yatırım işletmesi vergi şeffaf işletme olarak kabul edilebilir. Bu durumda, yatırım işletmesine ilişkin mülkiyet paylarının rayiç bedelle değerlenmesi suretiyle bağlı işletmeler nezdinde en az asgari kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilmesi şarttır. Sigorta yatırım işletmeleri açısından da bu fıkra hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, küresel ATV’nin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir.

Yatırım veya sigorta yatırım işletmelerinin bağlı işletme niteliğindeki sahiplerinin, bulundukları ülkede mülkiyet paylarının gerçeğe uygun değerindeki yıllık değişiklikler üzerinden rayiç bedele göre ve asgari kurumlar vergisi oranına eşit veya bu oranı aşan bir vergi oranıyla vergilendirilmesi durumunda, küresel ATV bilgi beyannamesini veren bağlı işletme tarafından söz konusu yatırım veya sigorta yatırım işletmelerinin vergi şeffaf işletme olarak değerlendirilmesine ilişkin beş yıllık bir seçim yapılabilir. Bu kapsamda, poliçe sahipleri tarafından sahip olunan, düzenlemeye tabi bir karşılıklı sigorta şirketi niteliğinde olan ve yatırım veya sigorta yatırım işletmesinde mülkiyet payı bulunan bir bağlı işletmenin, bu mülkiyet payının gerçeğe uygun değerindeki değişiklikler üzerinden asgari orana eşit veya bu oranı aşan bir vergi oranına tabi olduğu kabul edilir.

Bu seçim, yatırım veya sigorta yatırım işletmelerinin tüm bağlı işletme sahipleri bakımından zorunlu değildir. Ancak bu seçim, bir bağlı işletme niteliğindeki sahip için tercih edildiğinde, bu sahibin yatırım veya sigorta yatırım işletmesindeki tüm payları için geçerlidir.

Örnek 1: Tamamen poliçe sahiplerine ait ve düzenlemelere tabi bir karşılıklı sigorta şirketi olan (A) işletmesi, poliçe sahipleri yararına fon yatırımı yapmak amacıyla sigorta yatırım işletmesi niteliğindeki (B) işletmesini kurmuştur. (B) işletmesi, (A) işletmesinin bağlı olduğu çok uluslu işletme grubunun bir bağlı işletmesi olup tamamı (A) işletmesine aittir. (B) işletmesinin ilgili hesap dönemi için finansal muhasebe net kazanç veya zararı 100€’dur. (A) işletmesinin finansal hesaplarına, (B) işletmesindeki mülkiyet paylarının değerindeki artış nedeniyle 100€ tutarında gerçeğe uygun değer artış kazancı dâhil edilmiştir. Ancak bu kazanç tutarı, (A) işletmesinin poliçe sahiplerine olan yükümlülüklerindeki artışa ilişkin kaydedilen 100€ tutarındaki bir giderle dengelenir ve bundan dolayı söz konusu işletmenin ilgili hesap dönemi için finansal muhasebe net kazanç veya zararı oluşmaz. Ancak, işletme bazlı kazancın tespitinde dikkate alınmaması gereken söz konusu öz sermaye kazancı, (A) işletmesinin finansal muhasebe net kazanç veya zararından indirilir. Sonuç olarak, ilgili hesap döneminde (A) işletmesi 100€ [(100€ finansal muhasebe kazancı - 100€ finansal muhasebe gideri - 100€ işletme bazlı kazancın tespitinde dikkate alınmayan öz sermaye kazancı)] tutarında bir işletme bazlı zarar, (B) işletmesi ise 100€ tutarında bir işletme bazlı kazanç elde eder.

Bu örnekte, fondan elde edilen 100€ tutarındaki kazanç, ekonomik olarak çok uluslu işletme grubundan ziyade poliçe sahiplerinin kazancı olduğundan, çok uluslu işletme grubu açısından net bir kazanç oluşmaz. (A) işletmesi, (B) sigorta yatırım işletmesini vergi şeffaf işletme olarak değerlendirmek üzere bir seçim yapabilir. Bu kapsamda bir seçimin yapılması durumunda, seçimin geçerli olduğu süre boyunca (B) işletmesinin kazancı, (A) işletmesine tahsis edilir. Dolayısıyla (A) işletmesinin finansal muhasebe net kazancı 100€ olur. Ancak bu kazancın poliçe sahiplerine olan yükümlülüklerdeki hareketlerden kaynaklanan 100€ tutarındaki giderle dengelenmesi sonucunda anılan işletmenin işletme bazlı kazancı sıfır olarak hesaplanır. Bu durumda, (B) işletmesinin finansal muhasebe net kazanç veya zararı (A) işletmesine tahsis edildiğinden, (B) işletmesinin işletme bazlı kazancı da sıfır olarak hesaplanır.

Yatırım veya sigorta yatırım işletmesinin vergi şeffaf işletme olarak değerlendirilmesi sonucunda, bu işletmenin bağlı işletme niteliğindeki sahibi, işletmenin kazancındaki payını ATV hesaplamaları kapsamında kendi kazancı olarak dikkate alır. Bu seçim, doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunan yatırım veya sigorta yatırım işletmeleri için geçerlidir. Bu kapsamda bağlı işletme sahibi, yatırım veya sigorta yatırım işletmelerinin kazançlarındaki payları bakımından REF kazanç indiriminden yararlanabilir.

Yatırım veya sigorta yatırım işletmesinin bağlı işletme niteliğindeki sahibi tarafından bu işletmelerdeki mülkiyet payları, gerçeğe uygun değer muhasebesi yöntemiyle hesaplanmaz. Ancak, herhangi bir sebeple gerçeğe uygun değer yöntemiyle muhasebeleştirilmiş olsa dahi oluşan kazanç veya zarar, işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate alınmaz.

Örnek 2: Nihai ana işletme, (C1) ve (C2) işletmelerindeki mülkiyet paylarının tamamına; (C1) ile (C2) işletmeleri ise bir sigorta yatırım işletmesi olan (A) fonunda sırasıyla %90 ve %10 oranında mülkiyet payına sahiptir. (A) fonu, birinci hesap döneminde 100€ tutarında net kazanç elde etmiş olup bu dönemde herhangi bir vergi ödememiş ve herhangi bir kâr dağıtımı gerçekleştirmemiştir. Ayrıca, (C1) ve (C2) işletmeleri adına (A) fonunun vergi şeffaf işletme olarak değerlendirilmesini teminen bir seçim yapılmıştır. Bu seçim kapsamında (C1) ve (C2) işletmeleri, (A) fonunun kazancından kendi paylarına düşen tutarları, sırasıyla 90€ ve 10€ olmak üzere işletme bazlı kazanç veya zarar hesaplamalarına dâhil eder. Bu örnekte her bir işletme bağımsız olarak değerlendirildiğinde, (C1) işletmesi (A) fonunu kontrol etmektedir ve dolayısıyla (A) fonunun hesapları bu işletme tarafından konsolide edilir. Öte yandan, (C2) işletmesi (A) fonunun yalnızca %10’una sahiptir ve konsolide finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan kabul edilebilir finansal muhasebe standardı uyarınca fondaki payına ilişkin gerçeğe uygun değer muhasebesi yöntemini kullanması gerekebilir. Ancak, (C2) işletmesinin gerçeğe uygun değer muhasebesi uygulaması dolayısıyla elde ettiği kazanç ile bağlı işletmelerden elde edilen kâr payları, küresel ATV hesaplaması kapsamında dikkate alınmaz.

Cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için geçerli olan bu seçimin iptali durumunda, yatırım işletmesinin elden çıkardığı varlık veya yükümlülüklerden doğan kazanç veya zarar, iptal yılının ilk günündeki gerçeğe uygun değer üzerinden belirlenir.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele