Ana içeriğe geç

Vergi değeri :

29 uncu madde ile, Emlâk Vergisi tatbikatında mükelleflerce beyan edilecek ve vergiye matrah olacak «vergi değeri» nin anlamı tarif edilmekte ve idarece kontrolü veya yeniden takdiri yapılırken hangi esas ve kıstaslara uyulacağı belirlenmektedir.

Maddeye göre vergi değeri, Emlâk Vergisinin konusuna giren bina ve arazinin «rayiç bedel» idir. Rayiç bedel ise, bina ve arazinin beyan tarihindeki normal alım satım bedelinden ibarettir. Bu suretle binaların gayrisafi iradı üzerinden vergi alınması usulü terkedilerek, arazide olduğu gibi, normal alım satım bedelinin vergiye matrah olacağı kabul edilmiş ve vergilemede birlik ve mükellefler arasında vergi adaleti sağlanmış olmaktadır.

Yanlız, vergiye matrah olacak rayiç değerinin beyannamenin fiilen verildiği tarihteki rayiç değer değil beyan tarihindeki rayiç değer olduğuna dikkat edilmesi gerekir. Zira beyan tarihi, 5 veya 10 yılda bir yapılması gereken genel beyanın verilmesi gerektiği yeni inşaatlarda her kısım için kullanmanın başladığı ve vergi değerini tadil eden diğer sebeplerin doğması halinde bu sebeplerin vukubulduğu tarihlerdir.

Maddenin üç ve dördüncü fıkraları genellikle idareye hitap etmektedir. Gerçekten, hiç beyanname verilmemesi veya düşük beyanda bulunulması halinde, başka bir ifadeyle, idarece vergi değerinin, doğrudan doğruya veya beyan edilenin yerine geçmek üzere, takdiri sırasında uyulacak esas ve kıstaslar bu fıkralarda yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, arazi ve bina ile ilgili normal alım satım bedelinin tâyininde Emlâk Vergisi Kanununun 31 inci maddesine göre hazırlanacak tüzükte belirtilecek normlar nazara alınacaktır. Tüzükte belirtilmiş normlara dayanılarak yapılacak hesaplamalarla hem beyan edilmeyen emlâkin vergi değeri hem de düşük beyan edilen matrah yerine geçecek vergi değeri takdir olunacaktır. Bu normlara dayanılarak yapılacak kıyaslamada beyan edilen vergi değerlerinin normal rayice uygun bulunması halinde yeniden takdirin söz konusu olmayacağı tabiidir.

Ancak, tarım arazisinin veri değerinin tesbitinde arazinin verim gücü de nazara alınacaktır. Verim gücünün hangi hallerde nazara alınacağı tüzükte ayrıca belirtilmiştir. Arsalar tarım arazisi olmadığından, fıkrada da tasrih edildiği gibi, bu uygulamanın dışında tutulacaktır.

İlgili Mevzuat ve Rehberler

Bu maddeden çıkan soruları çözmek için

Paketleri İncele